YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8784
KARAR NO : 2011/9786
KARAR TARİHİ : 25.07.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.07.2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalının maliki olduğu bazı yapılarda tamirat, boya, badana ve fayans işleri yaptığını, bundan dolayı 3.000,00 TL alacaklı olduğunu, kalan 2.450,00 TL alacağı bulunduğunu, alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının sadece kendisine ait 18.sokaktaki gecekondu evin boya, badana işini yaptığını, fakat hastalanması sebebiyle yarım bıraktığını, üstelik malzemenin de kendisi tarafından verildiğini, sadece işçilik ücreti alacağı olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi tarafından davacı alacağı 910,00 TL olarak saptandığından, bu miktarın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin davacı isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davalı, varlığı ileri sürülen bir kısım işlerin kendisine değil başka bir kimseye yapıldığını, ancak bedelinin kendisinden istendiğini ileri sürmektedir. Eser sözleşmelerinde bir işin meydana getirilerek iş sahibine teslim edildiğinin ispat yükü bunun iddia eden yükleniciye, eser bedelinin ödendiğinin ispat yükü ise bunu savunan iş sahibine düşer.
./..
2011/8784 – 2011/9786 -2-
Somut uyuşmazlıkta davalı, … Gazi mahallesindeki işin kendisine değil, taşınmazı satın alan … isimli bir kişiye yapıldığını, kendisinin sadece aracı olduğunu, … sokaktaki işin ise binanın maliki olan şirkete yapıldığını, aynı şekilde tarafları tanıştırdığını, bunların bedelinin kendisinden istenemeyeceğini savunmuştur. Davalı, 18.sokaktaki binanın boya, badana işlerinin malzemesi kendisi tarafından alınarak davacı tarafından yapıldığını, ancak eserin ayıplı olduğunu kabul etmiştir.
Hiç kuşkusuz, davalının akti ilişkiyi inkar ettiği eser sebebiyle davacının yemin teklif hakkı vardır. Yeminin ise HUMK’nun 337 vd maddelerindeki usul yöntemine uyularak yaptırılması gerekir. Mahkemece, davalıya reddedilen … Gazi Mahallesindeki bina ile … sokaktaki işler için ayrı ayrı iş olduğu halde ayrı ayrı yemin ettirilmemiş, genel bir ifadeyle yemin beyanına başvurulmuştur. Bu şekilde yaptırılan bir yeminle işlerin davacı tarafından yapıldığının kabulüne olanak yoktur.
Diğer taraftan, eser sözleşmelerinde yapılan işin bedeli taraflarca önceden kararlaştırılmamışsa, bunun Borçlar Kanununun 366.maddesi gereğince yapıldığı yılın mahalli rayiç fiyatlarıyla ve metrajı çıkartılarak bilirkişiye hesaplattırılması gerekir. Bilirkişi incelemesi için ise şüphesiz keşif yapılması zorunludur. HUMK’nun 363.maddesi gereğince keşiften maksat, münazaalı mahallin yerinde incelenmesidir. Mahkemece bu da yapılmamış, dosya üzerinden alınan raporlara göre istek kısmen kabul edilmiştir.
Bütün bu anlatılanlardan sonra yapılması gereken iş, reddedilen her bir iş kalemi için davacı davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılmalı, teklif edilecekse yemin HUMK’nun 337 vd maddelerindeki yöntemle icra ettirilmeli, davacı bütün işlerin, yapıldığını kanıtlarsa bütün işlerin yoksa yapıldığı kabul edilen işin bedeli yerinde keşif yapılarak ve metrajı çıkartılarak bilirkişiye yapıldığı yılın mahalli rayiçlerine göre hesaplattırılmalı, istem bütün bunların sonucuna göre hükme bağlanmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 25.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.