Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/8844 E. 2011/9815 K. 26.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8844
KARAR NO : 2011/9815
KARAR TARİHİ : 26.07.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.09.2008 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, eser bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve inkar tazminatı tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı, tüm iş bedelinin ödendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin asıl alacak ile 129,08 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Belirtildiği üzere uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu gibi davalarda, bir şeyin (eserin) meydana getirilerek iş sahibine teslim edildiğini ispat yükü yükleniciye, eser bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine düşer. Davalı iş sahibinin, ödemeler konusunda yazılı bir delili olmadığı gibi, davacı kendisine yöneltilen yemini eda etmiştir. Böyle olunca, asıl alacağa yönelik istemin kabulünde bir yanılgı yoktur. Ancak;
İcra takip talepnamesinden takibin 4.800,66 TL asıl alacak üzerinden yapıldığı görülmektedir. Davacı ise, takip konusu miktarın 1.650,00 TL’sinin ödendiğini belirterek 3.150,66 TL için itirazın iptali isteminde bulunmuştur, kısaca taraflar arasındaki uyuşmazlık 3.150,66 TL asıl alacak miktarı üzerindedir.
./..
2011/8844 – 2011/9815 -2-

Mahkemece yapılan bu saptama gözden kaçırılarak miktar belirtilmeksizin ve icra takip dosyasına gönderme yapılmak suretiyle tüm alacak hakkında dava varmış gibi infazda tereddüt meydana getirecek şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse, borçlunun asıl alacağın %40’ından az olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edilmesi gerekir. İcra takibine itirazın haksızlığından maksat, alacağın her iki tarafça da bilinebilir (likit) olması gerekir. Şayet alacak tutarı yargılama sonucu mahkemece saptanıyorsa, alacak bilinebilir olmaktan çıkar. Dolayısıyla borçlunun icra takibine itirazının haksızlığından söz edilemez. Somut olayda da, takip başlangıçta 4.800,66 TL için yapılmış, ancak yargılama sonucu bu miktarın 3.150,66 TL olduğu saptanmıştır. Bu durumda alacak likit olmadığından ve borçlu takibe itirazında haksız kabul edilemeyeceğinden, davacının icra inkar tazminatı tahsili isteminin de reddi gerekir.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 26.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.