YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8864
KARAR NO : 2011/9459
KARAR TARİHİ : 18.07.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.09.2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemiyle girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve inkar tazminatı tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı, yetki itirazında bulunmuş, işin esası bakımından da davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, faize ilişkin istek kısmen reddedilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Belirtildiği üzere dava, icra takibine itirazın iptali istemiyle açılmıştır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, icra takibinin Ankara’da yapıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın da Ankara mahkemelerinde açıldığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı, icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiştir. Hiç kuşkusuz, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin bulunmasına bağlıdır. Gerek icra dairesinin yetkisine, gerekse buna bağlı olarak mahkemenin yetkisine itiraz söz konusu ise, mahkemenin yapacağı inceleme sonucunda icra dairesi yetkili ise çekişmenin esasının incelenmesi, yetkili değilse ortada geçerli icra takibi bulunmadığından davayı reddetmesi gerekir (Yargıtay HGK.20.03.2002 tarihli, 2002/13 -241 E. 208 K. sayılı ilamı).
./..
2011/8864- 2011/9459 -2-
İcra dairelerinin yetkisini düzenleyen İcra ve İflas Kanununun 50/1.maddesi hükmüne göre ilamsız icra takiplerinde HUMK’nun yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. Buna göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir (HUMK m.9). Bunun dışında aktin ifa olunacağı yer icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HUMK m.10). Ayrıca, taraflar yetki sözleşmesi düzenleyerek yetkili olmayan bir icra dairesini de yetkili kılabilir (HUMK m.22).
Somut uyuşmazlıkta; davalı borçlu şirketin yerleşim yeri, takip talepnamesinde belirtildiği gibi Çorum’dur. Sözleşmenin icra edildiği yerin de Çorum olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca taraflar arasında, icra dairesinin yetkisine ilişkin bir yetki sözleşmesi bulunmadığı da çekişmeli değildir. Bunlardan dolayı, yetkili icra dairesi Çorum İcra Müdürlüğü olup, eser sözleşmelerinde uygulama yeri olmayan Borçlar Kanununun 73.maddesi uyarınca, alacaklının yerleşim yeri olan Ankara İcra Müdürlüğünün yetkili olarak kabulüne olanak yoktur.
Bütün bu saptamalar doğrultusunda, takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığı, yetkili icra dairesinin Çorum İcra Dairesi olduğu ve ortada geçerli bir takibin bulunmadığı gözetilerek bundan ötürü itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerekirken, çekişmenin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 18.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.