Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/8874 E. 2011/9785 K. 25.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8874
KARAR NO : 2011/9785
KARAR TARİHİ : 25.07.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.03.2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, katalog basım işinden kaynaklanan 12.02.2005 ve 04.03.2005 tarihli fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, icra takibine karşı yaptığı itirazın da davacıya borçlu olmadığını, 959,15 TL alacağı bulunduğunu bildirmiş, yargılama aşamasında savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin davacının asıl alacağı olarak bulduğu 3.778,55 TL, faiz alacağı olan 2.917,14 TL olmak üzere toplam 6.695,69 TL alacağa yönelik davalı itirazının iptaline, asıl alacak tutarı üzerinden icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Belirtildiği üzere istemin dayanağı, katalog basım işinden kaynaklanan 12.02.2005 ve 04.03.2005 tarihli faturalardır. Taraflar, ticari şirket ünvanı taşımaktadır.
Türk Ticaret Kanununun 82.maddesine göre, ticari işlerden dolayı tacir olan kimseler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerinin delil olarak kabul edilebilmesi için, tasdike tabi olan defterlerin tasdik edilmiş olması, bir tacirin tuttuğu bütün defterlerin de birbirini teyit etmesi gerekir. Aksi takdirde defterler lehe delil olmaktan çıkar, ancak tacirin aleyhine düştüğü kayıtlar delil sayılabilir.
./..
2011/8874 – 2011/9785 -2-

Somut olaya gelince; bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, davacı tarafın sadece yevmiye defteri ibraz ettiği, diğer defterlerini ibraz etmediğinden, yevmiye defterlerindeki kayıtların lehine delil teşkil etmeyeceği, davalı tarafın da tutması gerekli defterlerde kapanış tasdikleri yasal sürede yapılmadığından lehine delil teşkil etmeyeceği belirtilmiştir. Buna göre ticari şirket olan davacı, bütün delillerini ibraz etmediğinden kayıtlar bütün defterlerle doğrulanmadığından, yine ticari şirket olan davalı da defterlerinin tasdikini yasal sürede yapmadığından, her iki tarafın defterleri lehe delil olarak kabul edilemez.
Mahkemece, yapılan bu saptama bir yana bırakılarak ve nedeni belirtilmeksizin davacı defterlerine itibar edilmek suretiyle uyuşmazlığın ticari defter durumuna göre çözümü doğru değildir.
Yapılması gereken iş, taraflardan temel ilişkiye ilişkin diğer tüm delillerini sorup toplamak, gerekirse davacıya yemin teklif hakkı da hatırlatılmak suretiyle bir hüküm kurmak olmalıdır.
Değinilen yön nazara alınmaksızın istemin yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 25.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.