YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8944
KARAR NO : 2011/9313
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
…
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.01.2009 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalı yüklenici … ile dava dışı arsa sahipleri arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, yüklenicinin 9 sayılı parselde yapacağı binada 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin arsa sahiplerine isabet ettiğini, kendilerinin dava dışı arsa sahiplerinden bu bağımsız bölümleri satın aldıklarını, arsa sahipleri ile yüklenici arasındaki sözleşme gereğince binanın iskan giderlerinin yüklenici tarafından karşılanması gerektiğini, fazla haklar saklı kalmak koşuluyla her bir davacı için 1.000,00 TL iskan harç ve giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla bu istemlerini 3.172,24’er TL’ye çıkarmışlardır.
Davalı yüklenici, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı yüklenici … temyiz etmiştir.
Davacıların iddiasına göre, davacılar 9 sayılı parselde davalının yüklenici sıfatıyla inşa ettiği binadan arsa sahiplerine isabet edecek bağımsız bölümleri, arsa sahiplerinden satın almıştır. Başka bir anlatımla, davacılar ile davalı arasında akti bir ilişki bulunmamaktadır. İncelenen sözleşmelerden de davalı yüklenicinin arsa sahipleri tarafından kendilerine bırakılacak bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satmaları halinde iskan giderlerini üçüncü kişilere ödeme taahhüdünde bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
./..
2011/8944 – 2011/9313 -2-
Borçlar Hukukunda sorumluluk sözleşme ilişkisinden veya doğrudan kanundan doğar. Kanundan doğan borçların nedeni ise, sebepsiz zenginleşme veya haksız iktisap olabileceği gibi vekaletsiz iş görme de olabilir. Davanın tarafları arasında borcun nedeni olacak bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı gibi davadaki istemin dayanağı da kanundan kaynaklanmamaktadır. Dolayısıyla, davalının hasmı davalı yüklenici değil, kendileri ile akti ilişkisi bulunan dava dışı arsa sahipleridir.
Mahkemece yapılan bu saptamalara göre davanın reddi gerekirken, sorumluluğun tayininde yanılgıya düşülerek istemin hüküm altına alınması doğru görülmediğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 14.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.