Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/8983 E. 2011/11155 K. 28.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8983
KARAR NO : 2011/11155
KARAR TARİHİ : 28.09.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.11.2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, davalı yüklenicinin eseri meydana getirirken kusuruyla neden olduğu 6.602,00 TL zararın tahsili istemiyle açılmıştır.
Davalı yükleniciler, çeltik biçiminin yapıldığı tarihte fazlaca yağış olduğunu, bu yağışın biçim halinde çeltik mahsulünde verimin düşmesine neden olacağını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zarara davacı da neden olduğundan 5.610,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Taraflar arasında çeltik mahsulünün biçimi konusunda sözlü bir sözleşme olduğu çekişmeli değildir. Bu sözleşmeye göre davacı iş sahibi, davalılar ise yüklenicidir.
Kural olarak yüklenicinin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi gerekir. Bu kural, yüklenicinin hem sadakat ve hem de özen borcunu kapsar. Yine bu kural gereği yüklenici iş sahibinin yararına olan şeyleri yapmak ve zararına olan şeylerden kaçınmak zorundadır. Zira, iş görme niteliği itibariyle başkasının menfaatine hareket etmeyi gerektirir. Kanunda bir tanımı yoksa da, sadakat ve özen borcu aslında Türk Medeni Kanununun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralının bir uzantısıdır. Sadakat ve özen borcu sözleşmenin ifası sırasında önceden belirlenmeksizin ihlal edildikçe kendisini göstererek somutlaşır. Yüklenicinin borcu, … sözleşmesinin kurulmasıyla başlar ve eserin iş sahibine teslim edildiği ana kadar devam eder. Eserin tesliminden sonra da ayıba karşı tekeffül sorumluluğu şeklinde kendini gösterir. Yüklenicinin işi üstlenerek eseri meydana getirirken ve tamamlanan eserin teslimi aşamasında göstereceği tüm gayret ve dikkati bilim ve fenne uygun çabaları özen borcu kapsımda kalır.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Hiç kuşkusuz, davalılar işinin uzmanı sıfatıyla çeltik biçme işini yaparken, iş sahibinin yararına hareket etmek ve ona bir zarar vermekten kaçınmak zorundadır. Davalıların aşırı yağışların olduğu bir sırada çeltik biçme işine başladıkları tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ancak davalılar, özellikle dinlenen tanıklardan …’in beyanlarına göre davacı iş sahibini aşırı yağış altında çeltik biçildiği takdirde ürün hasadında aşırı kayıp meydana geleceği konusunda uyarmışlardır. Başka bir deyişle, işinin uzmanı sıfatıyla ihbar borcunu yerine getirmiş, davacı iş sahibinin talimatını beklemiş, biçim işine davacı iş sahibinin “ilerde çok fazla yağış olabilir biçime devam edin” emri üzerine çeltik biçme işini bitirmişlerdir.
Sadakat ve özen borcu gereği olan “ihbar mükellefiyeti” davalılar tarafından yerine getirildiğinden ve biçim davacı iş sahibinin talimatıyla tamamlandığından, ortaya çıkan zarardan davalılar sorumlu tutulamaz.
Mahkemece yapılan bu saptama dikkate alınarak davanın reddi yerine, istemin kısmen hüküm altına alınması doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.