YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9373
KARAR NO : 2011/11225
KARAR TARİHİ : 30.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.03.2010 gününde verilen dilekçe ile ipotek fekki istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı kayyum vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, BK ’nun 513. maddesi uyarınca oluşturulan ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalının kayyımı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalının kayyımı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 17.03.2010 tarihinde, dosyada bulunan nüfus kaydına göre 22.09.1988 tarihinde ölen …’a karşı açılmıştır. Mahkemece, davalıya tebligat yapılmaksızın, davalıya kayyım tayin edilen Defterdara dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya devam olunmuş ve esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Kural olarak dava, davanın açıldığı tarihte hayatta olan kişilere yöneltilebilir. Nitekim 4.5.1978 tarihli ve 4-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava açılmayacağı dava tarihinde ölümle şahsiyeti sona eren kimsenin mirasçılarına halefiyet kuralı uygulanamayacağından tebligat yapılmak ya da davanın ıslahı suretiyle davaya devam edilemeyeceği vurgulanmıştır. Bu kural mahkemenin kendiliğinden gözeteceği kurallar arasında bulunduğundan gerçekte dava tarihinden önce ölen kişiye kayyım atanmak ve kayyıma dava dilekçesi tebliği suretiyle davaya devam edilmesi usule esaslı aykırılık teşkil eder.
Dosyada mevcut Balıkesir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.12.2010 tarihli ve 2010/1181 – 1819 sayılı veraset ilamı ile ipotek alacaklısı …’ın mirasçısı bulunmadığından TMK ’nun 501. maddesi uyarınca yasal mirasçısının Devlet olduğu belirlendiğinden Hazine hasım gösterilmek suretiyle açılan davanın esası incelenebilir.
Açıklanan nedenlerle pasif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 30.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.