Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/9419 E. 2011/11226 K. 30.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9419
KARAR NO : 2011/11226
KARAR TARİHİ : 30.09.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.11.2009 gününde verilen dilekçe ile yükleniciden temlik alınan hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı S.S. … Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KA R A R

Davacı, davalılardan S.S. … Konut Yapı Kooperatifi ile diğer davalı yüklenici … İnşaat San.ve Tic. Ltd.Şti. arasında 46224 ada 1, 46219 ada 1 ve 46259 ada 1 sayılı parseller üzerinde inşaat yapımı için 15.09.2000 tarihli asıl ve 22.03.2001 tarihli ek sözleşmelerin bulunduğunu, davalı yüklenici şirketin 27.08.2001 tarihinde 46224 ada 1 sayılı parsel üzerine yapılan inşaattan A blok, 1. kat, 7 numaralı meskeni kendisine temlik ettiğini, bedelin ödendiğini fakat ferağ işleminin yapılmadığını, taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … Konut Yapı Kooperatifi, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, bundan dolayı sözleşmenin 07.06.2004 tarihli ihtar ile feshedildiğini, yapılan tespitte inşaatın ancak % 65 fiziki seviyeye getirildiğinin saptandığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı yüklenici … İnşaat San. ve Tic. Ltd.Şti., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı arsa sahibi … Konut Yapı Kooperatifi temyiz etmiştir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yükleniciye kişisel hak sağlar. Yüklenici, edimini yerine getirdiğinde kazanacağı kişisel hakkını, doğrudan arsa sahibine karşı ileri sürebileceği gibi, bu … üçüncü kişilere de devredebilir. Bu devir şekli uygulamada alacağın temliki biçiminde yapılmaktadır. Bir tanımlama yapmak gerekirse alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü kişi arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle tabi bir akittir. Alacağın temliki işleminin bir akit olduğu BK’nun 163. maddesinin kenar başlığındaki “akdin şekli” deyiminden anlaşılmaktadır. Bu akdin tarafları ise devreden (eski alacaklı) ile devralan (yeni alacaklı)dır. Somut uyuşmazlıkta, davacının dayandığı 27.08.2001 tarihli sözleşme, belirtildiği üzere bir temlik sözleşmesidir.
Eldeki davada dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden; davalı yüklenici ile arsa sahibi kooperatif arasındaki 15.09.2000 asıl ve 22.03.2001 tarihli ek sözleşmelerin 07.06.2004 tarihli fesih ihbarıyla arsa sahibi tarafından feshedildiği, fesihten sonra yaptırılan bilirkişi incelemesine göre inşaatın % 65 fiziki seviyeye getirildiği anlaşılmaktadır. Ancak, temyiz incelemesi daha önce yapılan dosyalardan, fesihten sonra tarafların bir araya gelerek “sulh sözleşmesi” yaptıkları görülmüştür. Şayet böyle bir sözleşme varsa ve inşaatın getirildiği % 65 fiziki seviyeye rağmen sözleşmenin tasfiyesi ileriye etkili yapılmışsa, davacı temlik işlemine dayanarak istemde bulunabilir. Dolayısıyla eldeki davada, fesihten sonra bir tasfiye işleminin yapılıp yapılmadığı, sözleşme tasfiye edilmişse tasfiyenin ileriye ya da geriye etkili olup olmadığı ve dava konusu 46224 ada 1 sayılı parseldeki A blok, 1. kat, 7 numaralı dairenin tasfiye sırasında kime bırakıldığının açıklığa kavuşturulması önem kazanmaktadır.
Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, arsa sahibi kooperatif ile davalı yüklenici şirket arasında feshedilen sözleşmeden sonra bir sulh sözleşmesi yapılıp yapılmadığını saptamak, bu sözleşmeye göre feshin tasfiyesinin ileriye etkili sonuçlar meydana getirip getirmeyeceğini tespit etmek, yine bu sözleşmeye göre tasfiye ileriye etkili sonuç doğuracak şekilde yapılmışsa çekişme konusu bağımsız bölümün arsa sahibi veya yükleniciden hangisine bırakıldığını tespit etmek, fesih ileri etkili yapılmışsa ve çekişme konusu bağımsız bölüm yükleniciye bırakılan yerlerden ise dosyadaki bütün
delilleri de değerlendirerek davayı şimdiki gibi kabul etmek, aksi takdirde fesih tarihinde % 65 olan fiziki seviyede ne yüklenici, ne de onun temlik ettiği üçüncü kişi hak iddia edemeyeceğinden davayı reddetmek olmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.