YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/957
KARAR NO : 2011/2640
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 12.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 2593 ve 2594 parsel sayılı taşınmaz maliki …’nın tapu kaydında “…” olan soyadının “…” olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı idare, yargılamaya katılmamış, davanın kabulüne dair karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Dava konusu taşınmazlar 101 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşmuştur. Tapulama tutanağına göre … oğlu …’in tasarrufunda iken ölümü ile karısı … ve oğlu …’in mirasçısı …’in kullanımında olması nedeniyle … kızı 1312 doğumlu … ve …oğlu … adına tespit ve tescil edilmiştir. …’a ait nüfus kaydı istenmiş, nüfus müdürlüğünce … ve…’den olma, 1879 doğumlu … nüfus kaydı gönderilmiştir. Mahkeme nüfus kaydına rağmen kayıt malikinin soyadını … olarak düzeltmiştir.
Yukarıda da açıklandığı gibi tapu kaydında isim düzeltme davalarında öncelikle mülkiyet nakline sebebiyet vermemek ve kayıtların doğru tutulmasını sağlamak gerekmektedir. Kayıt maliki olduğu ileri sürülen …’un ikinci kez evlenerek … soyadını aldığı belirtilmekte ise de … soyadını taşıdığı nüfus kaydı mevcut değildir. Mahkemece kayıt maliki …’nın … soyadını taşıdığına dair resmi kayıtlar temin edilmeden dosya içerisinde mevcut nüfus kaydının aksine kayıt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 03.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.