YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9769
KARAR NO : 2011/10993
KARAR TARİHİ : 27.09.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.04.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit … istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 2279 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmadığını belirterek davalılara ait 2278 parsel sayılı taşınmazdan geçit … kurulmasını istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit … kurulması istemine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit … verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Geçit … kurulmasına ilişkin davalarının niteliği gereği de yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, 2279 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmadığından mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır. Hükme esas alınan 20.01.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda, 2278 parsel sayılı taşınmazın (A) ile işaretli bölümünden geçit kurulmasına karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak, davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Geçitle yükümlendirilen taşınmaz maliki yargılama giderlerinden olan vekalet ücretiyle de sorumlu tutulamaz. Ayrıca davalı tarafından yatırılan ikinci keşif giderinin de davacıdan alınmasına karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.