Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/10131 E. 2012/12756 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10131
KARAR NO : 2012/12756
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.10.2010 gününde verilen dilekçe ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil ile ecrimisil istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; tapu iptal ve tescile yönelik davanın kabulüne, ecrimisil istemine yönelik davanın ise reddine dair verilen 09.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin kabulü ile dava konusu 2399 parsel sayılı taşınmazın 41.600 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, dava konusu 2399 parsel sayılı taşınmazın taraflarca birlikte satın alınarak bedelinin ödendiğini, buna dair davalının parmak izini taşıyan 22.11.2000 tarihli protokol düzenlendiğini, dava konusu taşınmazın ihaleye katılan davalı adına 22.11.2000 tarihinde tapu kaydının oluştuğunu öne sürerek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davalının parmak izi bulunan, taşınmazın 41.600 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacıya verileceği taahhüdünü içeren protokol gereğince taşınmazın 41.600 m2 yüzölçümüne tekabül eden payının davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüte yol açacak şekilde taşınmazın 41.600 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı adına tapuya tescili şeklinde hüküm kurulması doğru değil ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK’nun 438/VII. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinin 2. satırında yer alan “m2’sinin” sözcüğünün hükümden çıkartılarak yerine “m2’ye tekabül eden payın” sözcüklerinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.