YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10273
KARAR NO : 2012/12040
KARAR TARİHİ : 17.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.07.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne, 994 parsel sayılı taşınmaz lehine 990 parsel sayılı taşınmaz üzerinden 11.11.2011 tarihli rapor ve ekindeki krokide mavi renkle gösterilen güzergah üzerinde 3 metre genişliğinde geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili etmişlerdir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit hakkı mülkiyet hakkını sınırlandıran bir irtifak hakkı olduğundan, geçit hakkı kurulurken davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara göre belirlenmeli ve fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi gözden kaçırılmamalıdır. Geçit güzergâhının davalıya ait 990 parsel sayılı taşınmazdan geçmesi davacının menfaatine daha uygun ise de, fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesine aykırıdır.
Somut olayda, davacının paydaşı olduğu ve lehine geçit kurulması istenen 994 parsel sayılı taşınmazın paydaşları arasında bulunan …’ın kuzeyde bulunan 992 sayılı parselin de maliki olduğu dosya içindeki tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre 992 parsel sayılı taşınmazdan ve devamla 991 sayılı parsellerin batı sınırını takip etmek suretiyle genel yola ulaşacak güzergah fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesine daha uygundur. Mahkemece yapılması gereken iş, davacıya süre verilerek 994 parsel sayılı taşınmazı lehine, 992 parsel sayılı taşınmaz üzerinden akti irtifak hakkı tesis ettirmesi sağlanarak 992 parsel sayılı taşınmaz lehine, 992 ve devamla 991 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit tesis etmek olmalıdır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar bir yana bırakılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.