Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/10454 E. 2012/10487 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10454
KARAR NO : 2012/10487
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.02.2008 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 13.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede ise tazminat istemine ilişkindir.
Davalı …, vekil olan diğer davalının hile ile kendisinden vekaletname aldığını ve azile rağmen vekalet görevini sürdürdüğünü, satışın sonuç doğurmayacağını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı …, satışın verilen yetkiye dayanılarak yapıldığını ve geçerli olduğunu, mülkiyet nakline ilişkin istemin kabulünü, bedele ilişkin istemin reddini savunmuştur.
Mahkemece, mülkiyet aktarımı isteminin reddine, tazminata yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dairemizin, 04.07.2011 gün 2011/7702 E. 2011/8724 K. sayılı Kararı ile özetle “…davacının azil keyfiyetini tapu sicil müdürlüğüne bildirmesine rağmen, bu hususu araştırmadan vekil aracılığıyla gerçekleştirilen satış vaadi işleminden dolayı, bu husus kendilerine bu işlemden önce usulünce bildirilmediğinden azil keyfiyetini bilmeyen ve bilmesi de gerekmeyen vekil ile üçüncü kişinin gerçekleştirdiği satış vaadi işleminin yukarıda yapılan açıklama karşısında geçerli olacağı kabul edilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.06.2003 tarihli ve 2003/14-402 Esas ve 2003/435 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda tarafların delilleri istenip toplanarak bir değerlendirme yapılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın tapu iptali ve tescil istemi bakımından kabulüne karar verilmiş olup, hüküm … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Özellikle fiil ehliyetine ilişkin savunma yeterince incelenmeden eksik incelemeyle sonuca varılmış olması isabetli değildir. Mahkemece davalı …’ın gerek vekaletname tanzimi, gerekse de satış vaadi sözleşmesinin düzenlenmesi tarihlerinde temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmalı, temyiz kudretinin bulunmadığı tespit edilirse bu davalı hakkındaki davanın tümden reddine karar verilmelidir. Temyiz kudretinin bulunduğu anlaşılırsa bu kez vekaletnamenin hata, hile, tehdit ile alınıp alınmadığı hususu üzerinde durulmalı, bu konudaki taraf delilleri toplanmalı, belirtilen hususlar araştırıldıktan sonra düzenlenen vekaletnamenin geçerli olduğunun anlaşılması halinde de bu kez vekaletten azil olgusunun davalılardan vekil ile davacı tarafından bilinip bilinmediği hususu da araştırılmak suretiyle irdelenmeli, bozma ilamında ve yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılmak üzere bu konudaki taraf delilleri toplanıp, araştırılmalı; tüm bu hususlar aydınlatıldıktan sonra varılacak uygun sonuç çerçevesinde hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.