Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/10755 E. 2012/12389 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10755
KARAR NO : 2012/12389
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.01.2008 gününde verilen dilekçe ile birleştirilen 2010/787 Esas sayılı dosyada 23.07.2010 tarihinde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın 2008/22 Esas sayılı dosya yönünden reddine, birleştirilen 2010/787 Esas sayılı dosya yönünden kabulüne dair verilen 02.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davalılardan … vekili, davanın reddini savunmuş, davalı … ise açılan davaya bir diyeceğinin olmadığını belirtmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, 614 parsel sayılı taşınmaz lehine, 607 parsel sayılı taşınmaz üzerinden fen bilirkişisinin 04.11.2009 tarihli bilirkişi krokisinde “A” harfi ile gösterilen 257,54 m2’lik yerden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Ayrıca, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dosyanın incelenmesinden, mahkemece 614 parsel sayılı taşınmaz lehine 607 parsel sayılı taşınmaz üzerinden fen bilirkişinin 04/11/2009 tarihli raporunda A harfi ile gösterilen yerden tesis edilen geçidin genişliğinin kaç metre olduğu denetlenememektedir. Mahkemece, Dairemizin yukarıdaki açıklanan ilkeleri gereğince, fen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınmalı, tespit edilemediği takdirde yeniden keşif yapılarak geçit eni 2,5-3m olarak belirlenerek ve bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş olması halinde hüküm tarihine yakın yeni bir bedel tespit edilerek geçit hakkı tesisine karar verilmelidir.
Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.