Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/10903 E. 2012/12286 K. 30.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10903
KARAR NO : 2012/12286
KARAR TARİHİ : 30.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.02.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 14.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, tapu tahsis belgelerine istinaden oluşturulan tapu kayıtlarındaki yanlışlıkların tevhit ve ifraz yapılarak düzeltilmesi ve tapu tahsis belgesi uyarınca fazladan ödendiği anlaşılan bedelin iadesi, ayrıca dava dışı Eyüp Özer’in tevhit ve ifraz nedeniyle taşınmazı almaması halinde tüm taşınmazın tek parsel haline dönüştürülerek davacıya satılması istemine ilişkindir.
Davalı davanın zamanaşımına uğradığını belirterek reddini istemiştir.
Mahkemece; HUMK’nun 409/5. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına dair hüküm kurulmuştur.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan incelemede davacı asile duruşma gün ve saatinin tebliğine dair tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21. Maddesi hükmü uyarınca yapıldığı ve davacı asilin belirlenen gün ve saatte duruşmaya katılmadığı, mazeret bildirmediği ve de kendisini bir vekille temsil ettirmediği için dava dosyasının işlemden kaldırıldığı ve yasanın öngördüğü süre içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
Nevar ki, temyiz dilekçesine ekli kayıt ve belgelerden, davacı asilin tebligatın yapıldığı 16.03.2011 tarihinden önce 03.03.2011 tarihinde tutuklanarak cezaevine alındığı ve 09.03.2012 tarihinde ise tahliye edildiği anlaşılmıştır.
7201 Sayılı Tebligat Kanununun “Tutuklu ve Hükümlülere Tebligat” başlıklı 19. maddesi ile tutuklu ve hükümlülere ait tebligatların yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memurunun temin edeceğini hükme bağlanmış ve Tebligat Tüzüğünün 25. maddesinde de tebligatın yapılmasında izlenecek yol gösterilmiştir. 16.03.2011 tarihinde cezaevinde tutuklu olduğu anlaşılan davacıya 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi hükmü gereğince yapılan tebligat geçerli değildir. Bu nedenle mahkemece, usulsüz tebligata geçerlilik tanınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliği gereği diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine 30.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.