YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11127
KARAR NO : 2012/12405
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 03/05/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22/05/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davacı adına kayıtlı 165 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına tesis edilen intifa hakkının sahibinin anne adının düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı idare, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 165 parsel sayılı taşınmazda davacının dedesi …’ın anne adının … olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Davacı 23.11.2011 havale tarihli dilekçesinde, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki intifa hakkının kaldırılması için … yaptığı başvuru sırasında, intifa hakkı sahibi …’ın anne adı … olduğu halde tapuda … olarak kayıtlı bulunduğu hususunun gerekçe gösterilerek talebinin yerine getirilmediğini belirtmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın tapu kaydına tesis edilen 06.08.1973 başlama tarihli …’a ait olduğu belirtilen intifa hakkının dayanağı olan kayıtların getirtilmediği anlaşılmaktadır.
Öncelikle, tapu kaydına tesis edilen intifa hakkının dayanağı olan kayıtlar tapu sicil müdürlüğünden getirtilmeli, tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan intifa hakkı sahibinin anne adı ile ilgili düzeltme yapılamayacağından, aynı kişi olduklarının ispatlanması halinde davacının
belirtiği tasarruf işleminin gerçekleştirilmesi için zorunlu olarak dava açılan bu gibi durumlarda “çoğun için de az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, aynı kişi olduklarının ispatlanması halinde intifa hakkı sahibi olarak görünen … ile davacının murisi … ve … oğlu 01.07.1902 doğumlu …’ın aynı şahıs olduklarının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.