YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11818
KARAR NO : 2012/13370
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 06.05.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.06.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. Maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit hakkı davalarında amaç; genel yola çıkışı bulunmayan parselin sürekli yararlanabilmesi için en uygun ve en kısa yolun tespit edilerek, buradan geçit bağlantısı kurmaktır. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Uyuşmazlık konusu taşınmazlar başında usulüne uygun yapılacak keşif sonucu, uzman bilirkişilerce oluşturulacak raporlar mahkemece hükme esas alınarak, yetkili birimlerce infaz edileceğinden ve kurulan geçit irtifak hakkı sona erdirilinceye kadar çıkan ihtilaflar bu rapor ve krokiler ile çözüme kavuşturulacağından rapor ve krokiler denetime elverişli ve uygulanabilir olmalıdır. Bu nedenle oluşturulacak krokiye geçit güzergahları ayrıntılı şekilde çizilip, ölçeği üzerinde belirtilmeli krokinin uzunluk ve genişlikleri gösterilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, maliki olduğu 349 parsel sayılı taşınmaz lehine 345 ve 346 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, 27.02.2012 tarihli bilirkişi krokisinde 1 no’lu alternatif olarak gösterilen yerden geçit tesisine dair verilen hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıya ait 349 parsel sayılı taşınmazın genel yola cephesinin olmaması nedeniyle geçit ihtiyacı olduğu sabittir. Ancak mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli görülmemiştir. Şöyle ki, tarla niteliğindeki taşınmaz lehine bir tarım aracının geçebileceği genişlikteki 2,5-3 metre yerine bu miktarın aşılarak 5 metre eninde yol verildiği ancak bunun gerekçesinin kararda dayanakları ile birlikte gösterilmediği görülmüştür.
Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ve saptanan eksiklikler gözetilerek yeniden yapılacak inceleme ve değerlendirme ile oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.