YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11822
KARAR NO : 2012/13428
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.08.2011 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu 3112 ada 22 parsel sayılı taşınmaza 20.09.1915 gün ve … yevmiye ile … oğlu … yararına, 40,00 ETL bedelli konulan ipoteğin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı … vekili, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir. İpoteğin kaldırılması istemi içeren davaların ipotek alacaklısına karşı yöneltilerek açılması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının maliki olduğu 3112 ada 22 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında, 20.09.1915 gün ve … yevmiye numara ile … oğlu … yararına, 40,00 ETL bedelli ipotek şerhi bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava, tapu sicil müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılmıştır.
Tapu kütüğünde ve dayanak belgelerde ipotek alacaklısı şahıs olarak belirtilmiş olup mahkemece, ipotek alacaklısının belirlenmesi için araştırma yapılmamıştır. İpoteğin kaldırılması istemli davalar ipotek alacaklısına karşı açılmalı, ipotek alacaklısı belirlenemediği takdirde kayyım tayin edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle davalı … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.