Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/11912 E. 2012/12353 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11912
KARAR NO : 2012/12353
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 11.08.2006 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi … mirasçıları tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, davacı kurumca yersiz olarak ödenen 3.044,89 TL’nin davalılardan tahsili isteğine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … mirasçıları temyiz etmiştir.
Davalı …’ın yargılama sırasında 15.09.2010 tarihinde vefat ettiği sunulan veraset ilamından anlaşılmıştır. Usul hukukumuzda ehliyet Medeni Kanun hükümlerine göre belirlenir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 50,51). Öte yandan Türk Medeni Kanunu açısından, ancak gerçek ve tüzel kişilere medeni haklardan yararlanma hak ve imkanı sağlanmış olup kural olarak ölüm ile kişilik sona ereceğinden bir ölünün bu haklardan yararlanması mümkün değildir (Medeni Kanun m. 8, 9, 28). Buna göre ölü bir kişiye karşı dava açılamayacağı gibi ölü kişi hakkında hüküm de verilemez. Ölüm ile yasal bir taraf değişikliği meydana geldiğinden davanın ölen tarafın mirasçılarına karşı yürütülmesi bu nedenle davadan usulünce haberdar edilmeleri ve hükmün de kendileri hakkında verilmesi gerekir.
Diğer taraftan, davada taraf olabilme ehliyetinin araştırılması konusu usul hukukuna ilişkin olup “dava” şartlarından sayıldığından, yargılama sırasında mahkemece re’sen gözönünde bulundurulması gereklidir. O halde
davada hukuki anlamda kişiliğini yitirmiş davalı hakkında hüküm verilmesi ve bu hükmün kendilerini savunma imkanı tanınmayan davalı mirasçılarına tebliği yolu ile kesinleştirilmeye çalışılması kamu düzenine ilişkin usul hükümlerine ve Türk Medeni Kanununun belirtilen hükümlerine uygun görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.