Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/11922 E. 2012/12325 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11922
KARAR NO : 2012/12325
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, davalı ile birlikte çalışarak satın aldıkları 25 parsel sayılı taşınmazda 149/3460 payın yaşının küçük olması nedeniyle davalı ağabeyi adına kaybedildiğini ve üzerine yine birlikte inşa ettikleri binanın birinci katında kendisinin, ikinci katında ise davalının oturduğunu, davalıdan tapuda pay tescili talebinde bulunduğunda davalının noterde 24.1.2005 tarihinde düzenleme şeklinde vasiyetname düzenlediğini ve burada evin ortak olarak yapıldığını beyan ettiğini belirterek, tapunun iptali ile 149/3460 payın 1/2 sinin iptali ile adına tesciline olmaz ise kendisine ait kısmın değerinin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı kendisinin satın aldığını, binayı da kendisinin yaptığını, davacının kardeşi olması nedeniyle oturmasına izin verdiğini, vasiyetnameyi de okumadan imzaladığını ve inançlı işlem olarak kabul edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının reddine, 25 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ve tapunun beyanlar hanesinde G harfi ile gösterilen ve …’ye ait olduğu bildirilen 4 katlı binanın 1. ve 2. katının (bodrum ve giriş katının) davacı …’ye, 3. ve 4. katının (zemin kat üstündeki 1.ve 2. katının) ise …’ye ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya,toplanan delillere ve dosya içeriğine göre tapu iptali ve tescili davasının ispatlanamadığından reddi doğru görülmüş ve davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, tapu iptali ve tescil olmaz ise alacak istemine ilişkindir. HMK m.26/1 hükmü gereğince; “hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” Bu hüküm uyarınca, talep ile bağlı kalınmaksızın tespit hükmü kurulması doğru değildir. Dosya içinde bulunan 24.1.2005 tarihli ve 02301 yevmiye nolu “Düzenleme Şeklinde Vasiyetname” başlıklı belgede davalı üç katlı binayı birlikte yaptıklarını kabul ettiğine göre,yalnızca giriş katta bulunan dairenin dava tarihindeki değerinin bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesi ve bu miktara hükmedilmesi gerekirken, talep aşılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının davalıya iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.