Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/11931 E. 2012/13203 K. 13.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11931
KARAR NO : 2012/13203
KARAR TARİHİ : 13.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.01.2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkili şirketin müzik yapım sektöründe çalıştığını ve davalı şirket ile değişik tarihlerde ticari münasebetleri olduğunu ve verilen hizmetlerin bedelinin ödenmemesi üzerine cari hesap ekstresine dayanılarak ilamsız takip yapıldığını, borçlunun haksız kısmi itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava konusu etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile %40 tazminata hükmedilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın icraen tahsili istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut kayıt ve belgelere göre; taraflar arasında reklam filmi, müzik yapımı konusunda cari hesap ilişkisi bulunduğu ve uyuşmazlığın teslim edilen hizmetin miktarı ile ödemeler konusunda toplandığı görülmüştür.
Mahkemece hükme esas alınan rapora göre davacı şirketin ticari defterlerinin kapanış onaylarının yapılmadığı ve davalı şirkete ait ticari defterlerinde incelenmediği anlaşılmıştır. TTK’nın 84. maddesinde “Kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. Şu kadar ki; kanuna uygun olan defterlerde sahibi lehine olan kayıtlar dahi aleyhindeki kayıtlar gibi muteber olup bunlar birbirinden ayrılamaz” hükmü yer almaktadır. Ticari defterlerin sahibinin lehine delil olabilmesi içinde TTK’nın 85. maddesi uyarınca yasaya uygun olarak tutulmaları şarttır.
Somut olayda, davacı şirketin ticari defterlerinin kapanış tasdiki yapılmamış olmakla lehine delil olarak kabul edilemez. Tacir olan tarafların 2009 yılı itibariyle cari hesap ilişkisi içinde olduklarına göre her iki şirketin ticari defterleri ve dayanağı kayıt ve belgelerin incelenerek alacak borç durumunun saptanması gerekir. Mahkemece, 11.05.2011 tarihli ve gerekse 13.07.2011 tarihli ara kararları ile taraf vekillerine delillerin ibrazı için süre verilmiş ise de; verilen ara kararlarının usulüne uygun olmadığı gibi davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmeksizin hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik davalı itirazları gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece; tarafların tacir olduğu gözetilerek TTK’nın 79 ve 80 ile 6100 sayılı HMK’nın 219. maddesi gereğince dava konusuyla ilgili ticari defterler ve dayanağı belgelerin mahkeme kalemine ibrazı, bunların zayi edildiği iddia ediliyorsa verilen süre içerisinde zayi edildiğine dair tespit kararının mahkemeye ibrazı, aksi takdirde bunlara dayanmaktan ve ibrazdan kaçınmış sayılacağının ihtar edilmesi ve taraf delilleri toplandıktan sonra bilirkişiden rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.