YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11995
KARAR NO : 2012/13812
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.06.2009-22.01.2010 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve birleştirilen davanın reddine dair verilen 18.07.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, kadim mera iddiasına dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davalı …, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı … vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, kadimlik iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemeler hüküm kurmaya yeterli değildir. Davaya konu meraların kadastro çalışmaları sırasında 110 ada 75, 111 ada 38 ve 111 ada 37 parseller olarak tahdit ve tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazların aidiyeti ile ilgili olarak dinlenen mahalli bilirkişiler genel olarak çekişmeli yerleri kadimden beri davacı … Köylülerinin kullandığını, yayla evleri bulunduğunu, her iki köyün ortak merası olduğunu ve hayvanlarının birlikte otlatıldığını belirtmişlerdir. Yine mahalli bilirkişiler çekişmeli yerlerdeki yayla evlerinin … Köylülerine ait olduğunu, kadastro tespitine kadar taraf köyler arasında herhangi bir uyuşmazlık çıkmadığını söylemişler, taraf tanıkları da benzer ifadelerde bulunmuşlardır. Ancak mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları alınırken beyanlarının hangi parselle ilgili olduğu veya keşif sırasında üzerinde bulundukları yerlerin hangi parselin hangi bölümü olduğu keşif zaptında belirtilmiş değildir. Bu haliyle alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları hükme esas teşkil edecek nitelikte değildir. Ayrıca dava dilekçesinde ileri sürülen kadimlik iddiası mahalli bilirkişi ve tanıklara açıkça sorularak bu konudaki beyanları yeterince zapta geçilmemiştir. Gerek mahalli bilirkişi gerekse tanıklar çekişmeli yerlerin taraf köylerce ortaklaşa kullanıldığı şeklinde beyanlarda bulundukları halde mahkemece dosya kapsamına ve toplanan delillere aykırı olarak davacı köyün kadimlik iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak; her bir parsel yönünden mahalli bilirkişi ve tanıkların yeniden beyanları alınarak gerek dava dilekçesinde ileri sürülen kadimlik iddiası gerekse çekişmeli yerlerin ortak kullanılıp kullanılmadığı ve davacı köye ait yayla evlerinin hangi parsel üzerinde bulunduğu hususları tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.