Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/12526 E. 2012/13916 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12526
KARAR NO : 2012/13916
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı-davalı … vekili tarafından, davalı-davacı … aleyhine 24.06.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, davalı-davacı … vekili tarafından davalı-davacı … aleyhine 02.02.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının reddine birleştirilen tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair verilen 29.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı … vekili ve davalı-davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, kardeşi olan davalı …’un 1990 yılından buyana dava konusu 10 parsel sayılı taşınmazda hiçbir hakkı olmadığı halde oturmaya devam ettiğini bu sebeple elatmasının önlenerek 14.400,00 TL ecrimisile hükmedilmesini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı …, davaya konu binayı kardeşi davalı … ile birlikte yaptıklarını, davalıya güvenerek taşınmazı onun adına tescil ettirdiklerini, ancak davalının payını devre yanaşmadığını belirterek, 10 parsel sayılı taşınmazda 1/2 payın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davacı …’un açtığı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının reddine, birleştirilen tapu iptali ve tescil davasının ise kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, her iki taraf vekili de temyiz etmiştir.
Birleşen dava, inançlı temlik işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İnanç sözleşmesi, 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.
Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir.
Somut olaya gelince, birleştirilen tapu iptali ve tescil davasının davacısı … tarafından davasını ispata yönelik olarak yazılı bir belge sunulmadığı gibi HMK’nın 202. maddesinde öngörülen şekliyle bir delil başlangıcı niteliğinde belge de sunulmamıştır. Bu sebeple birleştirilen dava davacısı … açıkça yemin deliline de dayandığından kendisine yemin hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre birleştirilen dava davacısı …’un temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde davacı …a iadesine 29.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.