YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12557
KARAR NO : 2012/13046
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 03.07.2012 gün ve 2012/6956-9113 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 815 parsel sayılı taşınmazda 15 yıl süre ile intifa hakkı sahibi olduğunu, davalı … Petrol Ürünleri Ltd.Şti ile yaptığı 29.03.2010 ve 12.05.2010 tarihli ek bayilik sözleşmesine göre intifa hakkına konu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını ancak, bayilik sözleşmesinin 08.09.2010 tarihinde feshedilmesine rağmen davalının taşınmazı kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek intifa hakkına konu taşınmaza davalının elatmasının önlenmesini ve taşınmazın teslimi istemiştir.
Davalı, davacı ile 29.03.2010 ve 12.05.2010 tarihli ek bayilik sözleşmelerini müzayaka halinde imzaladığını, bu sözleşmelerin geçersiz olduğunu, aralarında daha önceden imzalanan bayilik sözleşmesi olduğunu Rekabet Kurumunun 2002/2 sayılı Tebliği uyarınca davacının intifa hakkının sona erdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemce davanın kabulüne karar verilmiş; davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 03.07.2012 günlü 2012/6956 Esas, 2012/9113 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararın düzeltilmesini istemiştir.
Dava, intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve taşınmazın teslimi isteğine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür.
Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile kurulur. Hak sahibi hakkını bizzat kulanabileceği gibi üçüncü kişiler aracılığı ile de kullanabilir.
İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle, harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. (TMK.m.796)
Bu düzenlemelerin yanında Rekabet Kanununun 4. maddesi ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin esasları belirleyen Rekabet Kurulunun 2002/2 – 2003/3 sayılı Tebliğleri uyarınca 18.09.2010 tarihine kadar dağıtım şirketleri ile bayiler arasındaki sözleşme ilişkisinin rekabet hukuku ilkeleri ile uyumlu hale getirilmesi için muafiyet tanınmıştır. Dağıtım şirketlerinin verilen süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmemesi rekabet hukukunda öngörülen yaptırımların uygulanmasına neden olabilir.
Somut olayda; davalı şirket Rekabet Kurumunun 2002/2 sayılı Tebliği uyarınca davacının intifa hakkının sona erdiğini savunmuş, karar düzeltme talebini içerir dilekçe ekinde de Rekabet Kurumunun 06.06.2012 tarih 12-30/877-261 sayılı Kararını ve dava konusu taşınmazın son tapu kaydını ibraz etmiştir.Bu karar incelendiğinde kararın değerlendirme başılıklı kısmında “..bildirim konusu dikey ilişkinin 26.10.2000 tarihli bayilik sözleşmesi ve onunla bağlantılı 03.11.2000 tarihli ve 15 yıl süreli intifa hakkından oluştuğu, dolayısıyla 2002/2 sayılı Tebliğden itibaren 5 yıllık süreyi aşması nedeniyle sözkonusu dikey ilişkinin 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlandığı görülmekte olduğu, bu doğrultuda ilgili dikey ilişkinin 18.09.2010 tarihinde sona erdirilmesi ve kural olarak bayilik sözleşmesinin feshedilmesi ve intifanın da tapudan terkin edilmesi gerektiği” belirtilmiş, kararın sonuç kısmında ise “ davacı … ile davalı … Petrol Ürünleri Ltd.Şti. arasında 26.10.2000 tarihli bayilik sözleşmesi ve 03.11.2000 tarihinde 15 yıl intifa hakkı tesisi ile kurulan dikey ilişkinin 29.03.2010 ve 12.05.2010 tarihli sözleşmeler ile kesintiye uğramadığı, dikey anlaşmanın 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış olması sebebiyle 18.09.2010 tarihine kadar grup muafiyetinden yararlandığı, 4054 sayılı Kanunun 9 maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca taraflara gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde aralarındaki dikey anlaşmayı sonlandırmaları gerektiği, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağı” ifade edilmiştir. Davalı vekili tarafından karar düzeltme aşamasında ibraz edilen dava konusu 815 parsel sayılı taşınmaza ait son tapu kaydı incelendiğinde ise davacı şirket lehine tesis edilen intifa hakkının terkin edildiği görülmektedir.
Bu durumda mahkemece 15.08.2012 tarihli Rekabet Kurumunun üst yazı ekinde dosyaya ibraz edilen Rekabet Kurumunun 06.06.2012 tarih 12-30/877-261 sayılı Kararı ve dava konusu taşınmaza ait son tapu kaydına göre yeniden inceleme yapılarak deliller değerlendirilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiğinden davalı vekilinin yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile onamaya ilişkin Dairemizin 03.07.2012 tarih 2012/6956-9113 sayılı ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan karar düzeltme harcının ilgiliye iadesine, 08.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.