Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/12562 E. 2012/13095 K. 09.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12562
KARAR NO : 2012/13095
KARAR TARİHİ : 09.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2010 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mera komisyonu kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “davanın kabulüne” karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun “hükmün kapsamı” başlıklı m.297, f.2 hükmüne göre yazılacak kararın hüküm bölümünde gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yasa koyucunun buradaki amacı, hükmün infazı aşamasında tarafların yeni bazı uyuşmazlıklar içine düşmesini önlemektir.
Somut olayda ise, Davacı Hazine, maliki olduğu dava konusu parsellerin Mera Komisyonu tarafından mera olarak tespitlerinin yapıldığınu ve bu tespite karşı yaptığı itirazın reddedildiğini bildirerek, 26.8.2005 tarihli ve … sayılı komisyon kararının iptalini, istemiştir. Mahkemece kararın hüküm bölümünde “… ili, … ilçesi, … köyünde bulunan 503, 504, 505, 506, 507, 508, 509, 560, 411, 426, 415, 416 ve 580 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili İl Mera Komisyonunun mera tahsis kararının iptaline” şeklinde karar verilmiştir.
Bu karar ile mera komisyonunun hangi tarihli ve sayılı kararının iptal edildiği hüküm fıkrasında açıklanmamıştır. Bu şekilde kurulan bir hükmün infazında tereddüde düşüleceği, infazının olanaklı bulunmadığı ortadadır.
Ayrıca bir davada olayları anlatmak tarafların, hukuki nitelemeyi yapmak ise mahkemenin görevidir. Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m.26/1). Bu genel hükümler de dikkate alınarak yasanın öngördüğü yönteme uygun şekilde taleple bağlı kalınarak infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.