Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/12697 E. 2012/14327 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12697
KARAR NO : 2012/14327
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.11.2008, 28.04.2009 ve 12.05.2009 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne ve kısmen kabulüne dair verilen 17.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava ve birleştirilen davalar, yüklenicinin temliki ile kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı yüklenici davayı kabul etmiş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, ara kararı ile davanın tüketici mahkemesi sıfatı ile görülmesine karar verilmiş ve yargılamaya tüketici mahkemesi sıfatı ile devam olunarak davanın esası incelenip karara bağlanmıştır.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3. maddesi (c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici; bir mal veya Hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı; kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişleri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23. maddesi hükmüne göre de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda; her ne kadar birleştirilen dosyanın davacısı … ve davacı … konut niteliğindeki taşınmazlar açısından tapu iptali ve tescil
istemiş ise de birleştirilen dosyanın davacısı Haşim Karadut, dükkan niteliğindeki taşınmaz açısından tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. Dava edilen 184 ada 21 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmamış ise de yüklenici … ile davacı … Karadut arasında Afşin Noterliğince düzenlenen 23.05.1997 tarihli ve 3606 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde dava kounusu edilen taşınmazın dükkan niteliğinde olduğu taraflarca kabul edilmiş olup, taşınmaz davacı tarafından da dükkan olarak kullanılmaktadır. O halde davacı … Karadut’u Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalan bir kişi olarak kabul etmek mümkün değildir. Bu durumda davacı … Karadut taşınmazı ticari amaçla edinen kişi sayılacağından onun açmış olduğu dava tüketici mahkemesinde değil, davanın değerine göre asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, öncelikle HMK’nın 167. maddesi gereğince davaların ayrılmasına karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle, davacı … Karadut’un açmış olduğu davanın ayrılmasına ve diğer davacıların talepleri yönünden eldeki davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davaya ve birleştirilen davalara yönelik yargılamaya devamla tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp davanın esastan incelenip karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.