YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12884
KARAR NO : 2012/14189
KARAR TARİHİ : 05.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.01.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.06.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile “dere yatağının davalıya ait parsel kenarında bulunan kuru taş duvarın yıkılarak dere yatağını kapatmaması için mevcut duvarın (davalıya ait) tabanına ve dere yatağına yaklaşık 20 cm altına inecek şekilde temel açılması ve toplam 50 cm yüksekliğinde 20 cm genişliğinde perde beton dökülmesi ayrıca mevcut kuru taş duvarın boşluklarını dolduracak şekilde gez sıva yapılması suretiyle” davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içerisindeki 31.05.2012 tarihli inşaat teknikeri bilirkişi ve 24.05.2012 tarihli fen bilirkişileri tarafından düzenlenen rapor ve krokilere göre davalının dere yatağının krokide (A) ile gösterilen kısmına yapmış olduğu taş duvar nedeniyle dere yatağının daralması sonucunda davacının taşınmazının zarar gördüğü ifade edilmektedir.
Davacının davasının kabulü ile zararının giderilmesi için davalının dere yatağının (A) ile gösterilen kısmına vaki tecavüzünün önlenmesine karar verilmesi ve buraya inşa edilen duvarın yıkımına karar verilmesi yeterlidir. Ancak, davacının zararının giderilmesi için hüküm sonucunda belirtildiği şekilde davalının perde beton dökülmesi suretiyle 168 sayılı parsel ile dere yatağı arasındaki sınıra duvar inşa etmesi şeklinde hüküm kurulması doğru değildir. Bununla birlikte davalı kendi taşınmazını dere yatağının taşkınından korumak için sözü edilen yere kendi ihtiyari ile istediği nitelikte bir duvar inşa edebilir. Ancak yukarıda açıklanan husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm sonucunun HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. Bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bentte yazılı nedenlerle hüküm sonucunun 1. maddesinin tamamen hüküm sonucundan çıkartılarak yerine “Davanın kabulü ile davalının 24.05.2012 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekindeki krokide dere yatağının (A) ile gösterilen kısmına elatmasının önlenmesi ile buraya inşa edilen duvarın kal’ine” cümlesinin eklenmesine ve kararın DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.