YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14938
KARAR NO : 2013/1808
KARAR TARİHİ : 11.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.06.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalının … Evleri 2 Sitesinin yönetim planında ortak alan olarak belirtilen yerdeki istinat duvarını yıkarak, kapı ve merdiven açarak elattığını belirterek müdahalenin önlenmesi ve taşınmazın eski hale getirilmesini istemiştir.
Davalı, Kat Mülkiyeti Kanunu gereğince oluşmuş bir site bulunmadığı, davacı ve davalı villalarının kamu arazisine yapılan gecekondular olup husumet itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu villalar 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda inşa edilmiştir. Davacı … site yöneticisi olduğunu ileri sürerek davalının yönetim planına aykırı eylemleri bulunduğu gerekçesi ile ortak alana elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme talebinde bulunmuştur.
Dosya içerisindeki 15.03.2010 tarihli inşaat mühendisi bilirkişi raporunda çekişmeli yer ortak alan olarak nitelenerek, davalının istinat duvarında demir kapı yeri açmak, bahçeye merdiven villasına ikinci giriş kapısı ve ayrıca villasına ilave yapmak suretiyle yönetim planına aykırı hareket ettiği belirtilmiştir. Mahkemece bu rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar
verilmiş ise de; tarafların villaları tapusuz taşınmaza inşa edildiğinden davaya konu olayda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanması imkanı bulunmamaktadır. Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanamayacağından site yönetiminden ve ortak alandan da sözedilemez. Bu nedenle davaya konu olayda çekişmenin giderilmesinde zilyetlik hükümlerinin uygulanması gerekir.
Dava, zilyetliğe dayalı elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna göre davalının, davacının zilyetliğine veya ortak alan olduğu iddia edilen yerlere yönelik bir tecavüzü söz konusu değildir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 11.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.