YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/473
KARAR NO : 2012/1393
KARAR TARİHİ : 03.02.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.10.2007 gününde verilen dilekçe ile birleşen dosya davalıları aleyhine 10.12.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayalı geçit irtifakı kurulması istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının maliki olduğu 42 sayılı parsel yararına bilirkişi rapor ve krokisinde gösterildiği üzere 1 ve 47 sayılı parseller aleyhine geçit tesis edilmiştir.
Hükmü, 47 sayılı parsel maliki Hazine temyiz etmiş, karar Dairemizin 30.12.2009 tarihli ilamıyla ve ilamda gösterilen nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, dava önceden olduğu gibi kabul edilmiştir.
Kararı 47 sayılı parsel maliki davalı Hazine temyiz etmiştir.
İzlenen pafta örneğine göre, davacının 42 sayılı parselinin geçit ihtiyacında olduğu açıktır. Geçit davalarında amaç, geçit ihtiyacında olan taşınmazın genel yolla bağlantısının sağlanmasıdır. Oysa, kurulan geçitle davacı parseli 300 ada 1 sayılı parsel olarak gösterilen DSİ’ye ait kanal ve yola bağlanmıştır. Şayet, DSİ kanal ve yol olarak paftasında gösterilen 300 ada 1 sayılı parsel DSİ’nin bir kamu hizmetinde kullandığı yer ise davacının buradan geçerek daha kuzeydeki yola çıkması olanaklı değildir. Diğer taraftan incelenen tapu kayıt örneğinden 47 sayılı parselin “kanal” vasfıyla tapuda kayıtlı olduğu görülmektedir.
Mahkemece yapılması gereken iş, ilgili DSİ’ye pafta örneği gönderilmek suretiyle 47 sayılı parselden yol olarak gelip geçme olanağı bulunup bulunmadığını sorup saptamak, aynı şekilde 300 ada 1 sayılı parselden davacının yol olarak yararlanmak suretiyle daha kuzeydeki genel yola çıkma imkanı bulunup bulunmadığını sormak, istemi bunun sonucuna uygun değerlendirmek olmalıdır.
Değinilen yönler gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.