Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/4932 E. 2012/6127 K. 30.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4932
KARAR NO : 2012/6127
KARAR TARİHİ : 30.04.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.01.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 08.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanunu 724 maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava temliken tescil istemine ilişkin olup 24.01.2011 tarihinde sulh hukuk mahkemesinde açılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın geçici 1. maddesinin 1. fıkrasınca bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi gereğince; müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK.nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Gerek harç gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Somut olayda; eldeki dava gayrimenkulün aynına ilişkin olduğundan, dava değeri temliken tescili istenen zeminin dava tarihindeki değerinden ibarettir.
Gerek dava dilekçesinde gerekse mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda, temliken tescili istenen zeminin dava tarihindeki değerinin 266,40 TL olduğu anlaşılmakla, bu miktar dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve sulh hukuk mahkemelerinin görev sınırını belirleyen 1086 sayılı HUMK’nun 8. maddesindeki miktarın altında olduğundan davayı görmeye sulh mahkemeleri görevlidir Bu durumda mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esastan sonuçlandırılması gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 30.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.