YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6871
KARAR NO : 2012/7983
KARAR TARİHİ : 05.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.01.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, bir kısım mirasçıların satış vaadinde bulunduğunu, bedelin düşük olduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazlar elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davalılar 07.12.2005 tarihli 9047 yevmiye no’lu 07.12.2005 tarihli 9018 yevmiye no’lu 07.12.2005 tarihli 9019 yevmiye no’lu ve 09.12.2005 tarihli satış vaadi sözleşmeleri ile 619 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki miras hak ve hisselerini davacıya satmayı vaat etmişlerdir.
Dosyada yer alan tapu kaydının incelenmesinden de dava konusu taşınmazın tapuda … ve … arasında paylı mülkiyet rejimine bağlı olarak kayıtlı olduğu görülmektedir. Davacı davalıların murisi 3/8 pay maliki …’ın hissesinin iptali ve tescilini istemektedir. Türk Medeni Kanununun 688. maddesinde paylı mülkiyet “birden çok kimsenin maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olmaları” şeklinde ifade edilmiştir. Bu tanıma göre paylı mülkiyetin söz konusu olması için birden fazla kişinin bir mala paylı malik bulunması ve bu malın malikleri arasında
maddi olarak paylaşılmamış olunması gerekir. Burada her paydaşın mülkiyet hakkı belli bir payla ifade edilir. Her pay diğerinden bağımsız, ayrıca tasarrufi işlemlere konu olabileceği için bir bakıma paylar taşınmaz hükmüne tabi tutulmuştur.
Bütün bu anlatılanlardan sonra kısaca ifade etmek gerekirse, dava konusu taşınmazda 3/8 paylı malik …’ın dosya içinde bulunan veraset belgesi incelendiğinde tüm mirasçılarının taşınmazdaki miras hak ve hisselerinin satışını vaat ettikleri ve davalı tarafta yer aldıkları anlaşıldığından, bu pay yönünden tescile karar verilmesinde engel bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılan bu saptamalara uygun bir hüküm kurulması gerekirken davanın yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 5.6.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.