YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7626
KARAR NO : 2012/8431
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.07.2007 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı …. Şti. aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, elatmanın önlenmesi isteminin reddine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne dair verilen 16.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ve … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, intifa hakkı sahibi olduğu 47 ada 54 parsel sayılı taşınmazı bayisi davalı …, İfakat ve …’ın mirasbırakanı … aracılığı ile kullandığını, …’ın ölümü üzerine bayilik ilişkisinin sona erdiğini, taşınmazın kendisine teslim edilmeyerek davalı …. Şti. ile bayilik ilişkisi tesis edildiğini ileri sürerek, intifa hakkına konu taşınmaza davalıların elatmasının önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Davalı …. Şti., kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş, diğer davalılardan … intifa hakkının mirasbırakanları ile düzenlendiğini, kendilerini bağlamayacağını savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiş, 26.345 TL ticari reeskont faizinin davalı …, … ve …’dan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … ve … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalıların diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı yargılama aşamasında elatmanın önlenmesi isteminden vazgeçmiş, ecrimisil isteminin hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine intifa hakkının bulunduğu, davalı gerçek kişilerin mirasbırakanı … ile davacı arasında 01.04.1996 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 15.01.2004 tarihinde …’ın ölümü ile sona erdiği sabittir. Bayilik ilişkisi sona ermesine rağmen haksız kullanım nedeniyle ecrimisil talep edildiğine göre hüküm altına alınan ecrimisilin ticari ilişkiden kaynaklandığının kabulü mümkün değildir. Diğer bir anlatımla, davalıların mirasbırakanı ile davacı arasındaki ticari ilişki ölümle sona ermiş, davacı ve davalılar arasında yeni bir sözleşme ilişkisi de kurulmamıştır. Bu durumda hüküm altına alınan ecrimisil alacağının ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Ancak yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/VII maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). bent uyarınca mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4. bendinin 3. satırındaki “ticari reeskont faizi” sözcüklerinin karardan çıkartılmasına, yerine “yasal faizi” sözcüklerinin eklenmesine, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.