YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8122
KARAR NO : 2012/12841
KARAR TARİHİ : 06.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar-k.davalılar vekili tarafından, davalı-k.davacı aleyhine 09.11.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, karşı dava ile de tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 22.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı-k.davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 06.11.2012 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı-davacı vekili Av. … ile karşı taraftan davacılar-davalılar vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacılar, 2 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı ….Şti’nin yaptığı binanın 3 parsel sayılı taşınmazlarına taşkın olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesini ve binanın taşkın bölümünün kal’ini istemişlerdir.
Davalı davanın reddini savunmuş; karşı dava ile de, iyiniyetle yaptığı bina değerinin zemin değerinden fazla olduğunu ileri sürerek, 3 parsel sayılı taşınmazın 27 metrekarelik kısmının adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve kal; karşı dava tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu’nun 688 ve devamı maddeleri uyarınca paylı mülkiyetin konusu fiili olarak bölünmemiş eşya ve müşterek mülkiyet ise aynı hukuki statüde bulunan birden çok kişinin belirli bir eşyaya aynı anda paylı olarak malik oldukları bir topluluk mülkiyeti şeklidir. Paydaşların eşya üzerinde sahip bulundukları hisse maddi olarak (fiilen) bölünmüş olmayan soyut bir hisse niteliğindedir. Başka bir anlatımla fiziki bölünme değil, fikri bölünmenin söz konusu olduğu, dolayısıyla her paydaşın müşterek eşyanın her parçasında hakkının bulunduğu, ayrıca müşterek eşya ile ilgili bölünebilen yetkiler üzerinde her hissedarın payı oranında bağımsız hakkının bulunduğu, fakat bölünemeyen yetkilerde herkesin hakkının eşyanın tamamını kapsadığı açıktır. Bunun sonucu olarak da, tapu iptali ve tescil veya kal istemine ilişkin davalarda verilecek karar tapuda malik olarak yer alan tüm paydaşların hukuki durumunu etkileyeceğinden davada yer almaları zorunludur.
Somut olayda, dava konusu 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlarda davanın tarafları dışında her iki taşınmazda da başka paydaşlarda bulunmakta olup davada yer almamışlardır.
Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 900TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 06.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.