YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8544
KARAR NO : 2012/10442
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.11.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedelinin tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2.500,00 TL satış bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacının ikinci kademedeki isteği ile ilgili olarak; mahkemece, satış vaadi sözleşmesinde belirtilen 2.500,00 TL satış bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 112. Maddesi hükmü gereğince “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikce, alacaklının bundan … zararını gidermekle yükümlüdür.” Davalı satış vaadi borçlusu, sözleşme gereğince taahhüdünü yerine getirmediğine, bu konuda davacının kusurlu olduğunu da ileri sürmediğine ve kanıtlayamadığına göre davacı, davalıdan zararının tazminini isteyebilir. Bu nedenle mahkemece geçerli olan satış sözleşmesinin davalının kusuru nedeni ile ifa edilmediği gözetilerek Türk Borçlar Kanunun 112. maddesi gereğince satış vaadine konu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin tahsiline karar verilmesi gerekir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bent gereğince kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.