Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/8594 E. 2012/10099 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8594
KARAR NO : 2012/10099
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.06.2006 gününde verilen dilekçe ile ödenen bedelin iadesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalının sahibi olduğu hamam ve saunanın işletilmesi konusunda sözleşme yapıldığını ve sözleşme gereği toplam 12.000 Euro’nun davalıya ödenmesine rağmen işletmenin kendisine teslim edilmediğini ve üçüncü kişiye kiraya verildiğini, davalının ödeme nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 12.000 Euro’nun temerrüt tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını ve ödemelerin yapıldığına ilişkin belgeleri kabul etmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hasılat kira sözleşmesi gereğince sebepsiz ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Davacının ibraz ettiği sözleşme ve ödeme belgelerine karşı davalı tarafça 18.02.2009 günlü dilekçede karşı deliller bildirilmiş ve faks yolu ile gönderilen ve 21.04.2009 günlü duruşmada okunan aynı günlü dilekçe ile itiraz ve açıklamalarda bulunulmuştur.
Davalı vekili, bu belgelerden tarihsiz ve başlıksız olarak düzenlenen ve sol tarafta … ve …, sağ tarafta Nikomedir Beach Hotel kaşesi altında … imzasını taşıyan “Alanya Payallar Beldesindeki Nicomedia otelin hamam ve saunası aşağıdaki şartlarda kiraya verilmiştir…” cümlesi ile başlayan belgedeki imzayı kabul etmiş ancak belge içeriğindeki “Alındı” kelimesinin sonradan yazıldığını, tahrifat olduğunu bildirmiş, bu nedenle ödemeleri kabul etmediğini, diğer tüm belge ve senetlerdeki imzaların davalı asile ait olmadığını savunmuştur.
Bu duruma göre; davacı ve davacının ortağı olduğu bildirilen …’dan oluşan adi ortaklık ile davalı … arasında hamam ve saunanın kiralanması konusunda bir sözleşme yapıldığı ve işyerinin teslim edilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacı tarafından adi ortaklık adına yapıldığı bildirilen ödemelerin miktarı ile işyeri teslimi olmadığı için ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davacı tarafından tek başına dava konusu yapılıp yapılamayacağı noktalarında toplanmaktadır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından davanın tüm ortaklar tarafından açılması gerekir. Ortaklar, davada mecburi dava arkadaşı durumundadır. Dosya içerisinde, davacının yönetici ortak olduğu ve diğer ortak adına da dava açabilmesi için kendisine özel bir yetki verildiğine ilişkin kayıt ve belgeye rastlanmamıştır.(BK m.520 vd)
Ayrıca sözleşme metninde 5.000 Euro nakit alındığı, 7.000 Euro için üç ayrı vade öngörüldüğü görülmektedir. Davalı sözleşmede yer alan “5.000 Euro nakit alındı” cümlesindeki “Alındı” kelimesinin sonradan yazıldığını, belgede tahrifat yapıldığını iddia etmekte ise de “nakit” yazılı açıklama 5.000 Euro’nun sözleşme aşamasında ödendiğini göstermekte olup bu konudaki itirazın davalı tarafça yazılı delille kanıtlanması gerekir.(HUMK’nun m.288 vd.)
Davacı, diğer ödeme belgeleri ve senetlerdeki imzaların davalının otel müdürü … tarafından atıldığını ileri sürmekte ise de ödemelerin davalı adına müdür …’ya yapıldığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. …’nın davalı adına tahsilata yetkili kişi olduğuna dair bir delil dosyaya sunulmamış ve bu konuda herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
Öte yandan, dosyada mevcut yazılı belgelerdeki imzalara itiraz eden davalı imza incelemesi için gerekli delillerini 18.02.2009 günlü dilekçesinde bildirmiştir. İmza incelemesinin yapılabilmesi için posta masrafları, bilirkişi ücreti vs. gibi gerekli giderlerin davacı tarafça karşılanması gerekirken bu yükümlülüğün davalı tarafa yükletilerek sonuca gidilmesi de doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece davacıya önce adi ortaklığı temsilen bu davayı açma yetkisi bulunduğuna ilişkin gerekli muvafakat belgelerini ibraz etmesi için süre verilmeli, davacının dava açma yetkisi olduğunu kanıtlaması halinde işin esasına girilerek yukarıda açıklanan davalı vekilince faks yoluyla gönderilen 21.04.2009 tarihli beyan dilekçesi içeriği de gözetilerek gerekli araştırma ve incelemeler yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 12.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.