Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/8777 E. 2012/12952 K. 08.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8777
KARAR NO : 2012/12952
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.12.2009 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi, birleşen davalarda davalı-karşı davacılar aleyhine men’i müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davacılar-karşı davalıların tapu iptali ve tescil davasının reddine, davalılar-karşı davacıların men’i müdahale ve kal davalarının reddine dair verilen 10.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar-karşı davalılar … ve … vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 06.11.2012 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-davalılar vekili Av…. geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklaması dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar, arasındaki temliken tescil ve elatmanın önenmesi, kal davalarından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18.01.2012 gün ve 2011/15419 – 2012/454 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, Türk Medeni Kanununun 725. maddesine göre açılmış temliken tescil, birleşen davalar ise çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir..
Mahkemece, temliken tescil isteminin reddine, müdahalenin önlenmesi ve kal istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, temliken tescil isteyen davacılar vekili temyiz etmiştir.
Müdahalenin önlenmesi ve kal talebinde bulunan davacılar … ve … 511 ada 82 parsel sayılı taşınmazda 1/2’şer paylı maliktir. Davalılardan … 89 parsel sayılı taşınmazda, davalı … ise 83 parsel sayılı taşınmazda müstakilen malik olup dava tarihi itibariyle ölmüş olduklarından davalı taşınmazlar elbirliği mülkiyeti rejimine tabidir.
Elbirliği halinde mülkiyet, yasa veya yasanın kabul ettiği sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin bir mala veya hakka birlikte malik olma durumunu ifade eder. Elbirliği mülkiyeti ortaklarının tüzel kişiliği yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak elbirliği ortaklarının tümüne aittir. Bu özelliğinden dolayı da elbirliği halinde mülkiyette ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Her ne kadar Türk Medeni Kanununun 702/2 maddesinde, kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği ile karar verme şartı aranmışsa da son fıkrada “ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır” hükmü getirilmiştir.
Bu hükmün 743 sayılı Türk Medeni Kanununun 581. maddesinden farklı olarak düzenlenmesindeki neden kuşkusuz eski yasanın yürürlükte olduğu dönemde ortaya çıkan bazı güçlükleri gidermektir. Böyle olunca olağan hakların korunması veya oybirliği ile karar vermeyi gerektiren nedenlerin ne olduğu ve bu ayrımın sonuçları üzerinde durulması gerekecektir.
Olağan koruma eylemleri; onarımlar, mahsullerin toplanması, bozulacak olanların satılması, acele olarak yapılması zorunlu bulunan işlemlerin yerine getirilmesi ile istihkak, elatmanın önlenmesi ve tapu sicilinde hak sahipliğinin saptanması gibi taksimi mümkün olmayan taleplerdir. Bu hususlarla ilgili olmak üzere elbirliği ortaklarından her biri bağımsız olarak dava hakkını kullanabilir. Türk Medeni Kanununun 702/2 maddesinde aranan ortakların oybirliği şartı hiç şüphesiz terekeye ait bir hakkın tasarrufu işlemleridir. Bu durumda mülkiyet değişikliği söz konusu olacağından ortaklar oybirliği ile karar vermelidir.
Belirtilen nedenle, elbirliği mülkiyete konu taşınmaza elatılması halinde bu elatmanın önlenmesini ortakların tek başına istemesi mümkün ise de elatmanın yanısıra kal isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm ortakların davada birlikte yer almaları gereklidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; temliken tescili istenen 83 parsel sayılı taşınmazın maliki …’ün 27.12.2002 tarihinde öldüğü, taşınmazın elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, mirasçılarının …, …, … ve … olduğu mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Ancak, mirasçılardan … temliken tescil davasında davalı olarak yer almadığı gibi, bu dava ile birleştirilen müdahalenin önlenmesi ve kal istemli 82 parsel sayılı taşınmaz maliklerine karşı açılan davada da davacı olarak yer almamıştır.
Ayrıca temliken tescili istenen 89 parsel sayılı taşınmazın maliki …’ün de öldüğü nüfus kaydından anlaşılmakta ise de mirasçılık belgesi dosya içinde bulunmamaktadır. Bu nedenle temliken tescil davasının tüm mirasçılara karşı açılıp açılmadığı anlaşılamadığı gibi, anılan taşınmaz elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olup müdahalenin önlenmesi ve kal istemli davanın da tüm mirasçılar tarafından açılıp açılmadığı da denetlenememektedir.
Bu durumda mahkemece, temliken tescil ve kal istemli davalarda 89 parsel sayılı taşınmazın maliki …’ün dosyada mevcut mirasçılık belgesine göre mirasçısı olduğu anlaşılan …’un ve 83 parsel sayılı taşınmazın maliki …’ün mirasçılık belgesine göre tüm mirasçılarının davada yer almaları, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, davalının yerinde olan karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama ilamı kaldırılarak hükmün yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile onamaya ilişkin Dairemizin 18.01.2012 günlü, 2011/15419 Esas, 2012/454 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 900,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılar-karşı davacılardan alınarak davacılar-karşı davalılara verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 08.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.