Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/9103 E. 2012/10690 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9103
KARAR NO : 2012/10690
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.07.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı vekili, Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/878 E sayılı dosyasında davaya konu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin feshi istemi ile dava açtığını, satış vaadinde belirtilen bedelin gerçekte alınmadığını, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının noterde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde satış bedelini tam ve eksiksiz aldığını belirterek sözleşmeyi imzaladığı, taraflar arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğu, davalının kendisine para ödenmediği ve dolandırıldığı yönündeki iddiasının ve bu iddiaya dayalı olarak Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/878 E sayılı dosyası ile açtığı davanın dinlenme olanağı bulunmadığı ancak kendisini zarara uğrattığını iddia ettiği ve noterde kendisine para ödemesi yapmadan imza attırdığını iddia ettiği kişiler aleyhine sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası açabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcının bu edimini yerine getirmemesi halinde vaat alacaklısı Türk Medeni Kanunu’nun 716. maddesinden yararlanarak taşınmaz mülkiyetinin hükmen geçirilmesini mahkemeden isteyebilir.
Somut olayda; Ayvalık 1. Noterliğinin 27.05.2010 tarihli ve 4389 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalı … 5728 parsel sayılı taşınmazın 2/16 arsa paylı zemin, üst kat 1 ve 2 no’lu dubleks meskeni 320.000 TL karşılığında davacıya satışını vaat etmiş, satış bedelinin alındığı belirtilmiştir. Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/878 E. sayılı dosyası ile davalı … tarafından davacı aleyhine gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin feshi istemi ile açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/373 E sayılı dosyasında müştekisinin dava dışı Nuran Matur ve davacı … şüphelisinin davalı …, dava dışı … ve … … olduğu ve dolandırıcılık suçundan dolayı açılan davanın derdest olduğu, anılan dosyaların yargılama sırasında getirtilerek incelenmesinden anlaşılmıştır.
Bu durumda, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptali davası, hukuken geçersizliğinin tespiti niteliğindedir. Hem cebri tescil ve hem de sözleşmenin iptali davaları aynı satış vaadi sözleşmesine dayanmaktadır. Satış vaadi sözleşmesinin iptali davasında verilecek hüküm eldeki davayı etkileyeceğinden bu davanın bekletici mesele kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine 20.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.