YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9137
KARAR NO : 2012/10363
KARAR TARİHİ : 17.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2010 gününde verilen dilekçe ile noterden gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak dava konusu 433 parsel sayılı taşınmazdaki davalının payının iptali ile adına tescili, bunun mümkün olmaması halinde ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 7.500 TL bedelin tahsili istemiyle dava açmıştır.
Davalı, taşınmazı vekili aracılığıyla satarak bedelini aldığını, taşınmaz ile ilişkisinin kalmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifa kabiliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 04.05.2011 tarihli ve 2011/4764-6022 E.-K. sayılı bozma ilamında özetle “davacının dava konusu taşınmaz hakkında kademeli istemde bulunduğundan, mahkemece ikinci kademedeki alacak istemi hakkında da olumlu olumsuz bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, 22.040 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm bu defa davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, yargılama sırasında 22.040 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesi isteminde bulunmuş ise de, bu konuda ıslah dilekçesi vermediği gibi harcını da ikmal etmemiştir. Yargılama sırasında ıslah yoluyla ileri sürmediği halde, mahkemece talep aşılarak 22.040 TL alacağın hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
Hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.