YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9283
KARAR NO : 2012/10505
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 05.12.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 116 ada 6 ve 114 ada 53 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında, murisi “…’in” “…” yazılan baba adının “Memet” olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, murisine ait taşınmazların tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kaydıyla uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Bu tür davalarda mülkiyet aktarımına neden olmamak için kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Davaya konu 116 ada 6 ve 114 ada 53 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak, dosyada bulunan nüfus kayıtlarının incelenmesinde “… oğlu …” isimli iki kişinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Tapu kaydında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip başka kişilerin de bulunduğu ve dava tarihinden önce öldükleri tespit edildiğine göre; bu kişilerin mirasçılarının taşınmaz hakkında mülkiyet iddiası bulunup bulunmadığını belirlemek için adreslerinin tespiti ile tanık sıfatı ile çağrılarak taşınmaz üzerinde bir hak iddialarının bulunup bulunmadığı sorulup, beyanları alınmalıdır. Bu kişilerin taşınmazlar hakkında mülkiyet iddiasında bulunmaları halinde çekişmenin esası tapu iptali ve tescil davası ile çözülebileceğinden davanın reddine karar verilmelidir. Böyle bir iddiaları bulunmadığı takdirde hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve tespit bilirkişileri dinlenmeli, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Mahkemece bu incelemeler yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.