YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9455
KARAR NO : 2012/11068
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.03.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit … istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın 362 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı … yönünden kabulüne dair verilen 02.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar …, …, … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin pul yokluğu ve değer azlığı nedeniyle reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit … kurulması isteğine ilişkindir.
Davacılar, 768 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait 362, 392, 393 ve 394 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit … kurulmasını istemiştir.
Davalılar, daha uygun alternatiflerin bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacılara ait 768 parsel sayılı taşınmaz yararına, davalı …’a ait 362 parsel sayılı taşınmaz üzerinden 02.01.2012 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde 1. seçenek olarak belirtilen 565,00 m2’lik kısımdan geçit kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar …, …, … vekili temyiz etmiştir.
1-Davacılar tarafından, 394 parsel sayılı taşınmazın maliki … ile 393 parsel sayılı taşınmazın maliki … aleyhine husumet yöneltilerek dava açılmış ise de mahkemece bu davalılar yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
2-Ayrıca, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 13.12.2010 tarihinde keşif yapılmış, fen bilirkişinin 17.12.2010 tarihli raporunda 362 parsel sayılı taşınmaz üzerinden belirlenen ikinci alternatifin yüzölçümü 594,89
metrekare olarak tespit edilmiş, ziraatçi bilirkişinin 24.12.2010 tarihli raporunda aleyhine geçit kurulan 362 parsel sayılı taşınmazın 1 m2’si 7.18 TL’den 594,89 metrekarelik yerin üzerinde bulunan zeytin ağaçları ile toplam bedeli 4.646,31 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkemece, 21.12.2011 tarihinde ikinci keşif yapılmış, keşif sonrası tanzim edilen 02.01.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda 362 parsel sayılı taşınmaz üzerinden belirlenen birinci alternatifin yüzölçümü 565,00 metrekare olarak tespit edilmiş, 11.01.2012 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise 362 parsel sayılı taşınmazın geçit bedeli zeytin ağaçlarından bahsedilmeksizin 1 m2’si 5,37 TL’den 3.034,05 TL olarak hesaplanmış ve mahkemece de bu rapor hükme esas alınmıştır.
Geçit bedeli, mülkiyet … kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetini gidermek için ödenecek bir bedeldir. Taşınmazın niteliği gözetilerek ve objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Görülüyor ki, aynı alternatife ilişkin olarak düzenlenen iki ayrı fen bilirkişi raporunda yüzölçümleri farklı tespit edilmiş ve 11.01.2012 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda aradan geçen süreye rağmen geçit bedeli 24.12.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre m2 değeri daha düşük olarak ve zeytin ağaçları hususunda değerlendirme yapılmadan hesaplama yapılmış, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet … kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Mahkemece, taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak, denetime elverişli bilirkişi raporları ile alternatifler arasında üstün tutulma gerekçeleri açıklanarak, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilerek ve mahalli bilirkişilerin taşınmazın değeri konusunda görüşleri alınarak geçit bedelinin objektif kriterlere göre hesaplatılması ve çelişkiler giderilerek hüküm kurulması gerekir.
Açıklanan nedenlerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar …, …, … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 26.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.