Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/9592 E. 2012/11708 K. 12.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9592
KARAR NO : 2012/11708
KARAR TARİHİ : 12.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.07.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir. Davacı, 52 sayılı parselinden 51 parsel sayılı diğer bir taşınmazına ulaşmak amacıyla bu taşınmazlar arasında kalan üçüncü kişilere ait 48 ve 50 sayılı parsellerden geçit kurulmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü 48 sayılı parselin maliki davalı … temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere davacı, 52 sayılı parselinden 51 parsel sayılı diğer bir taşınmazına ulaşmak amacıyla bu taşınmazlar arasında kalan üçüncü kişilere ait 48 ve 50 sayılı parsellerden geçit kurulmasını istemektedir. Geçit davalarında amaç, yolu bulunmayan taşınmazların genel yola ulaşmalarını sağlamaktır. Davacının, her iki taşınmazını birbirine
bağlamak için geçit istemekte hukuki yararı yoktur. Dolayısıyla, geçit ihtiyacı bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.