Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/9696 E. 2012/9847 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9696
KARAR NO : 2012/9847
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.10.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 7269 sayılı Afet Yasası gereğince davalı adına 13.09.1992 tarihinde tahsis edilen 5 no’lu konutun davalının 07.06.1994 tarihli Ödemiş Noterliğince düzenlenen vekaletnamesi ile yetkili kıldığı vekili … …’den 15.10.1995 tarihli yazılı satış sözleşmesi ile bedelini ödeyip devir ve teslim aldığını, davalı adına 04.06.2001 tarihinde ferdileşme ile tapuya tescil edildiğini beyanla 6 sayılı parselde mesken niteliğinde 5 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili, satıştan haberi olmadığını, ayrıca davacının 15.10.1995 tarihli sözleşme içeriğinde ödemesi gereken devlet borcunun 22.01.1998 tarihinde davalı tarafından ödendiği nedeniyle ipotek borcunun dava tarihine tekabül eden miktarının belirlenerek depo ettirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Borçlar Kanununun alacağın temliki hükümleri uyarınca davanın kabulüne, 1863 ada 6 sayılı parselde kayıtlı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, dava konusu taşınmazın adına tescilini isteyebilmesi için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 81. maddesi gereğince ilk önce kendi edimini yerine getirmelidir. Taraflar arasında düzenlenen 15.10.1995 tarihli sözleşme gereğince devlet borçlarından olduğu kabul edilen dava konusu taşınmaza ilişkin ipotek borcunun da davalı tarafından ödendiği anlaşıldığından, ipotek borcunun davalı adına depo ettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; dava konusu 1863 ada 6 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 5 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesisi yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 10.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.