Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/9792 E. 2012/11724 K. 12.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9792
KARAR NO : 2012/11724
KARAR TARİHİ : 12.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.09.2011 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı ipoteğin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 148 ve 153 parsel sayılı taşınmazlar üzerine 18.04.2007 tarihinde davalı … lehine konulan ipoteğin paydaş olan diğer maliklerin ileride doğacak şuf’a hakkını bertaraf etmek amacıyla konulduğu ileri sürülerek muvazaalı olduğu belirtilen ipoteğin kaldırılmasını istemiştir.
Davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile ipoteğin muvazaalı olduğu belirtilerek iptaline karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dosyadaki belge ve delillerin incelenmesi sonucunda; dava dışı paydaş …’in dava konusu taşınmazdaki payı üzerine 18.04.2007 tarihinde davalı … lehine 50.000,00 TL bedelle ipotek tesisi ettirdiği ve sonraki tarihlerde taşınmazdaki payını ipotek lehtarının kardeşi olduğu belirtilen…’na 26.02.2008 tarihinde 8.050,00 TL bedelle satarak tapudan devrettiği anlaşılmıştır.
Davacı … tarafından 07.07.2009 tarihinde önalım hakkına dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açıldığı, bu davanın açılmasından kısa bir süre sonra 26.08.2009 tarihinde Diyarbakır 3.İcra Dairesinin 2009/7157 esas sayılı dosyasında ipotek lehtarı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine başlandığı, 23.09.2011 tarihinde de ipoteğin kaldırılmasına ilişkin bu davanın açıldığı görülmüştür.
Dava konusu taşınmaza 18.04.2007 tarihinde ipotek tesis edilmiştir. Satış ise bu tarihten yaklaşık on ay sonra 26.02.2008 tarihinde gerçekleşmiştir. İpoteğin konulduğu tarihte satış işlemi henüz gerçekleşmediğinden davacının önalım davası açması o tarih itibariyle mümkün değildir. Satış bedeli ile ipotek bedeli arasındaki farklılık ile ipotek lehtarı ve ipotek konulan payı tapudan devralan şahısların kardeş olmaları da ipoteğin muvazaalı olarak tesis edildiği anlamına gelmez. Kaldı ki, 50.000,00 TL ipotekle yükümlü bir taşınmazın 8.050,00 TL bedelle satılmış olması da hayatın olağan akışına uygundur.
Sonuç olarak, ipoteğin muvazaalı olarak tesis edildiği kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmelidir. Yerinde olmayan gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.