Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/9854 E. 2012/9862 K. 10.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9854
KARAR NO : 2012/9862
KARAR TARİHİ : 10.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.10.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.07.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkili ile davalının Bodrum … Konut Yapı Kooperatifi ortağı olduğunu ve müvekkiline ait 22 numaralı ve davalıya ait 23 numaralı binaların yerleşim yerleri arasında site içi giriş yolu bulunduğunu, davalının buraya yerleşim projesine aykırı olarak site içi yolu ve müvekkiline ait yeri işgal edecek şekilde duvar inşa ettiğini ileri sürerek müdahalesinin önlenmesine ve duvarın kal’ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının 10.10.2008 tarihli dava dilekçesi ile önce asliye hukuk mahkemesinde dava açtığı, mahkemece taraflara ait taşınmazların bulunduğu 2638 parsel sayılı taşınmazda kat mülkiyeti kurulduğu belirtilerek Kat Mülkiyeti Kanununun Ek 1 maddesi uyarınca görevsizlik kararı verildiği, karar temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden dava dosyasının sulh hukuk mahkemesince incelenerek temyize konu hükmün verildiği anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut kayıt ve belgelere göre; davacı ve davalının ortağı bulunduğu kooperatifin 2638 parsel üzerinde bina inşa ettiği ve kat irtifakı kurulduğu ancak Kat Mülkiyeti Kanununun 17. maddesinin 3. fıkrası uyarınca
anılan yasa hükümlerinin uygulanması için gereken ana yapının fiilen tamamlanmış ve 2/3’ü fiilen kullanılıyor olması koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla uyuşmazlıkta Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanma yeri bulunmamaktadır.
1086 sayılı HUMK’nun 8. maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin görevi kapsamında olan haller belirtilmiştir. Yasada açıkça belirtilen haller dışında kalan ve mamelek hukukundan kaynaklanan, konusu para veya para ile ölçülebilen çekişmelerde dava konusunun değerine göre mahkemelerin görevinin tayin edileceği tartışmasızdır. Görev kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa da yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi zorunludur. Mahkemece, dava değeri gözetilerek davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 10.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.