Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/9883 E. 2012/11973 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9883
KARAR NO : 2012/11973
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 07.09.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi/ tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 27.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı/ birleştirilen dosya davalısı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı (birleştirilen dosya davalısı),…Köyü’nde bulunan 104 ada 10 parsel nolu taşınmazına davalının elattığını ileri sürerek, elatmanın önlenilmesini istemiştir.
Davalı (birleştirilen dosya davacısı), 104 ada 10 nolu parselin kadastro tespitinin davalı (asıl davada davacı) adına yapıldığını, buranın eskiden beri yol olarak kullanıldığını bildirerek davalı adına olan tapunun iptali ve dava konusu yapılan kısmın yol olarak terkinini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava reddedilmiş; birleşen dava ise kabul edilerek dava konusu taşınmazın yol olduğu saptanan ve bilirkişi raporu ve krokisinde (A) harfi ile ve kırmızı renkle gösterilen 7.85 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile haritasında yol olarak işaretlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı (birleşen dosya davalısı) temyiz etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesinde ifade edildiği üzere yollar, paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık sözleriyle ispat edilen orta malı taşınmaz mallardandır. Bu gibi bir taşınmazın niteliğini tayin
ve tespit ederken hiç kuşkusuz yasada öngörüldüğü gibi mahalli bilirkişi veya tanık sözlerinden yararlanılabilir. Ancak, mahalli bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi açısından daha somut bir delil olan hava fotoğraflarından da yararlanılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait hava fotoğrafları sağlanarak yerinde yeniden harita mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılmalı, en eski tarihli hava fotoğraflarında krokide (A) harfi ile gösterilen yerin ne şekilde nitelendirildiği tespit edilmeli, böylelikle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenerek istem bunun sonucuna göre bir karara bağlanmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırmayla yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.