YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10082
KARAR NO : 2013/11526
KARAR TARİHİ : 13.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.05.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi mallarda paydaşlar veya ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Somut olaya gelince; dosya içerisindeki tapu kaydına göre ortaklığının giderilmesi istenen 6512 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde binalar bulunduğu, beyanlar hanesinde muhdesatın aidiyetine ilişkin şerh bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 28.03.2013 tarihli harita mühendisi, emlakçı ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu raporunda, binaların bir kısmının taşınmaz üzerine isabet ettiği, ancak binaların geri kalan kısımlarının ayrılması halinde kullanılamayacak durumda olacağından değerlendirmeye tamamının alındığı belirtilerek, muhdesatların değeri taşınmazın toplam değerine oranlanmıştır. Oysa mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde kalan muhdesatların taşınmaza katacağı değer belirlenerek, yukarıda açıklandığı şekilde oran kurulmak suretiyle satış bedelinin taraflara paylaştırılmasına karar vermek gerekirken taşkın kısımlarının da muhdesat bedeline dahil edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.