Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/10513 E. 2013/14212 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10513
KARAR NO : 2013/14212
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.08.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne dair verilen 20.09.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.05.2013 günü mürafaa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı vekili müvekkili şirket ile davalı arasında üyelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği ödemeler yapıldığını ve müvekkili şirkete 6 parsel sayılı taşınmazın tahsis edildiğini ancak davalı tarafça ödemeler konusunda uyuşmazlık çıkartılarak tapu devrinin yapılmadığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak ödenen 203.520 Euro’nun şimdilik 10.000 TL’sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 13.06.2012 günlü ıslah dilekçesi ile de tahsili istenen bedeli 395.038,15 TL’ ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin 2008 Mayıs ayında katılımcı olduğunu ve ilk katılımcıların Ağustos 1997 tarihinden itibaren ödeme yaptığı gözetilerek davacı ödemelerinin uyarlandığını ve eksik ödemesi bulunduğu için tapu devrinin yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı şirketin dayanağı 19.06.2008 tarihli ve 2008/848 sayılı tahsis belgesi incelendiğinde; 5088 m2 yüzölçümlü 6 parsel sayılı taşınmazın 20.05.2008 tarihli üyelik sözleşmesindeki şartlar dahilinde davacıya tahsis edildiği görülmüştür.
Dosya içerisindeki belge ve delillere göre; Ağustos 1997 tarihinde katılan bir üyenin, davacının üye olarak katıldığı Mayıs 2008 ayına kadar toplam ödeme tutarı 104.705,00 TL olup davacı 104.705,00 TL’ye karşılık güncellenen tutarı 26.05.2008, 07.07.2008 ve 31.07.2008 tarihlerinde 85.000,00’er TL’den 255.000,00 TL olarak ödemiş ayrıca devam eden taksitlerde diğer üyeler gibi davacı tarafça ödenmiştir.
Davalı Organize Sanayi Bölgesi yönetimi tarafından 28.04.2011 günlü ve 2011/858 sayılı yazıyla, “19.04.2011 tarih ve 2011/06 sayılı toplantısında mevcut katılımcılarımızın aylık taksitler halinde ödemekte oldukları parselleri, son defaya mahsus olmak üzere, katılımcılarımıza 2009 yılında sunulan olanaklarla, yani 40 Euro/m2 bedel üzerinden hesaplanacak parsel bedelinden, bugüne kadar ödenen bedel düşüldükten sonra kalan arsa payı ile ilgili bedelin 31.05.2011 sonuna kadar ödenmesi şartı ile mevcut borç bakiyelerinin kapatılmasına ve gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildiği” davacı firmaya bildirilmiştir. Bu yazı içeriğine göre davacıya tahsis edilen 6 parsel sayılı taşınmaz 5088 m2 yüzölçümünde olup 40 Euro/m2’den toplam 203,520 Euro ödenmesi gerekmektedir.
Davacı vekili ise ödemelere ilişkin olarak düzenlenen ve dava dilekçesi ekinde yer alan tarihsiz listeye atıf yapılarak katılım payı olarak 2008 tarihinde üç taksit halinde ödenen toplam 255.000,00 TL üzerinden kur hesabı yapılması suretiyle ve daha sonraki tarihlerdeki ödemeler de dahil edilerek davalı tarafa toplam 203,520 Euro ödendiği, bu nedenle müvekkilinin borçlu bulunmadığını savunarak tapu devrinin yapılmasını istemektedir.
Davalı tarafından 1997 Ağustos ayından itibaren tahsis edilen arsaların ödemeleri taksite bağlanarak katılımcı kaydı yapılmıştır. Daha sonra kaydı yapılanların tahsis bedeli en eski katılımcının yeni kayıt tarihi itibariyle taksitle yapmış olduğu ödemelerin güncellenen tutarı esas alınarak belirlenmiştir. Bu uygulamanın dayanağı Organize Sanayi Bölgesi Kanunu’nun uygulama yönetmeliğinin 104/106-110. maddelerinde yer almaktadır. Davalının savunmasında da belirtildiği gibi katılımcıların hepsi aynı anda tahsis talebinde bulunmadığından ve bedeli taksitle ödenmek koşuluyla tahsis olunan arsaların bedellerinin ödemeleri farklı zamanlarda başladığından ödemelerde paranın alım gücüne uygun uyarlama yapılarak eşitliğin sağlanması yoluna gidilmektedir. Buna göre davacının katılım tarihi olan Mayıs 2008 tarihine kadar ilk katılımcının ödediği 104.750 TL uyarlanarak 255.000 TL olarak bulunmuş ve davacı da uyarlanan meblağı itirazsız ödemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Ağustos 1997 tarihinden itibaren taksitle arsa tahsisi ödemesi yapılmak üzere katılımcı kaydı kabul eden … Organize Sanayi Bölgesine 2008 yılı Mayıs ayında üye kaydı yapılan davacı şirketin Türk Lirası olarak yaptığı ödemelerin tutarının kur uygulaması ile ne miktarda Euro olması gerektiği başka bir deyişle davacı katılımcının Mayıs 2008 tarihi itibariyle ödediği toplam 255.000 TL’nin mi yoksa ilk katılımcıların o tarihe kadar ödediği 104,750 TL’nin mi esas alınarak Euro hesabının yapılacağı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan raporda, davacının toplam ödemesi 349.256,42 TL’nin ödeme tarihlerindeki kurlar esas alınarak sonuca gidilmiş ve davacının borçlu bulunmadığı saptanmış ise de hesaplamanın bu şekilde yapılması doğru olmadığı gibi rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir. Davacı 2008 yılı Mayıs ayı itibariyle katılımcı olmuş ve 1997 Ağustos ayı itibariyle taksitli ödeme yapan diğer katılımcıların ödediği 104.705,00 TL’nin uyarlanmış karşılığı 255.000 TL’ yi üç taksitte ödemiştir. Ödenen 255,000 TL’nin ödeme tarihindeki kur üzerinden Euro’ya çevrilerek alacak borç durumunun saptanması isabetli değildir. Taksitlerini düzenli ödeyen ilk katılımcının davacının üye olduğu Mayıs 2008 tarihinden sonra ödemesi gereken miktar kadar davacının borcu olduğunun kabulü ile bu borcun ödenip ödenmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacının üye olduğu tarih itibariyle uyarlama sonucu zaten ödenmesi gereken 150.250 TL farkın da bu tarihten sonraki taksitle ödenmesi gereken tutara dahil edilmesi doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece bir hukukçu ve iki hesap uzmanı olmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak bu kuruldan yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda denetime elverişli rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.