YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10988
KARAR NO : 2013/12359
KARAR TARİHİ : 30.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.12.2011 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının 112157 ada 19 parsel sayılı taşınmazda paydaş bulunduğunu, taşınmazın diğer paydaşlarından…’ın 113/1044 payını 12.02.2010 tarihinde davalıya satarak devrettiğini, satışın noter vasıtası ile davacıya bildirilmediğini öne sürerek davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının dava konusu taşınmazda davacıdan önce paydaş bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Dosya içerisindeki tapu kayıtları ve resmi satış senetlerinden davacının dava konusu taşınmazda davalıdan önce 15.11.2007 tarihinde imar uygulaması ile 19/174 pay sahibi olduğu, daha sonra 25.11.2012 tarihinde de …’tan 5/58 (15/174) pay satın aldığı, davacının son tapu kaydında tevhit şerhi düşülmeden satış sonucu 34/174 pay sahibi olduğu belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davacının 15.11.2007 tarihinde imar uygulaması ile elde ettiği 19/174 pay ile 25.11.2012 tarihinde …’tan devraldığı 5/58 (15/174) payın tevhidi sonucu tapuda 34/174 pay sahibi olup olmadığı, başka bir deyişle davacının davalıya pay satımından önce dava konusu taşınmazda paydaş olup olmadığı hususu araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.