Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/11350 E. 2013/11655 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11350
KARAR NO : 2013/11655
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 01.11.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … kayyımı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … kayyımı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı … kayyımı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davaya konu taşınmazlarda paydaş olan davalı …’ın … 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.08.2011 tarihli ve 2011/679-1113 sayılı kararı ile kısıtlandığı ve davacılardan Melek Özdemir’in vasi atandığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 426.maddesinin 1.fıkrasının (2)numaralı bendinde “Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa…” vesayet makamının ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atayacağı düzenlenmiştir. Olayımızda da kısıtlı davalı … ile vasisi davacı … Özdemir arasında menfaat çatışması meydana geldiği kabul edilmiş ve … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.9.2012 tarihli ve 2012/644-948 sayılı kararı ile …’ı temsil etmek üzere Kocaeli Defterdarı kayyım atanmıştır. Ne var ki; 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun’un 1.maddesi ile “… bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları
üzerinde Hazine menfaatinin korunmasını sağlamak üzere; mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanması…” kuralı getirilmiş olup kısıtlı … için bu şartlar bulunmamaktadır. Bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nun 426.maddesi gereğince davalı …’a temsil kayyımı atanması suretiyle taraf teşkilinin sağlanarak bundan sonra davanın esasının incelenmesi gerekirken defterdar huzuru ile davanın görülüp sonuçlandırılması doğru olmamış bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı … kayyımı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.