YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11461
KARAR NO : 2013/11679
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.06.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ortaklığın satış yoluyla giderilmesine dair verilen 07.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı … hakkında yapılan takip nedeniyle borçlunun murisine ait kat irtifakı kurulu 12 parsel sayılı taşınmazdaki 1. kat 4 numaralı bağımsız bölüme haciz konulduğunu, icra hukuk mahkemesince ortaklığın giderilmesi için yetki verildiğini ileri sürerek, taşınmazlardaki ortaklığın aynen taksim veya satış yoluyla giderilmesini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiş; diğer davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 12 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Dava, bir adet taşınmazdaki ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı kat irtifakı kurulu 12 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1. kat 4 numaralı bağımsız bölümde ortaklığın giderilmesini istemiştir. Tapu kayıtlarından, 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada dava konusu 1. kat, 4 numaralı bağımsız bölümün kat
irtifakı tesisi nedeniyle borçlunun murisi … adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesi gereğince “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Somut olayda, HMK’nun 26. maddesine aykırı olarak davacının talep etmiş olduğu bağımsız bölüm yerine ana taşınmazda ortaklığın giderilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.